• HAKKIMIZDA
  • YÖNETİM KURULU
  • İLETİŞİM
  • CEM TV CANLI
caferialimler
Advertisement
  • ANASAYFA
  • Genel
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
  • HABER ANALİZ
  • İNANÇ
  • FIKIH
  • ETKİNLİKLER
No Result
View All Result
  • ANASAYFA
  • Genel
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
  • HABER ANALİZ
  • İNANÇ
  • FIKIH
  • ETKİNLİKLER
No Result
View All Result
caferialimler
No Result
View All Result
ANASAYFA DÜNYA

Suudi Arabistan’da İdam Cezaları

cafe6377 by cafe6377
Suudi Arabistan’da İdam Cezaları
4
OKUNDU
Share on FacebookShare on Twitter

Bu cinayeti farklı açılardan ele almak mümkün. Suudi Arabistan dünyada insan hakları ihlalcilerinin en büyüklerindendir. Bu konuyu onaylayan birçok belge ve açıklama vardır.

 

İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen İnsan Hakları Konseyi’nin kulisinde gerçekleÅŸtirilen Suudi Arabistan’daki İnsan Hakları Alanındaki Düzensizlik Konferansı katılımcıları, Mart 2016’da Suudi devletini dünyanın en büyük insan hakları ihlalcisi olarak sayıp Suudi Arabistan’dan medeni hakları alanındaki siyasetlerini deÄŸiÅŸtirmesini istediler.

Amerika Temsilciler Meclisi üyesi İlhan Ömer bir süre önce Suudi Arabistan’ı dünyadaki en büyük insan hakları ihlalcisi olarak nitelemiÅŸti.

Amerika DışiÅŸleri Bakanlığı Nisan 2018’de dünyadaki insan hakları yıllık raporunda şöyle bir açıklamada bulundu:” Suudi Arabistanlı yetkililerin en büyük insan hakları ihlalleri arasında yasa dışı adam öldürmeler, avukatların, hukuki yetkililerin ve siyasi muhaliflerin idamları, iÅŸkenceleri ve tutuklanmalarının yanı sıra internet ortamında ifade özgürlüğünün kısıtlanması, vatandaÅŸların özgür seçimler vasıtası ile hükümetlerini seçmekten mahrum etmesi, insan kaçakçılığı ve kadınlara karşı ÅŸiddet ve ayrımcılık uygulamak gibi hususlar görülmektedir.

Muhaliflerin yasa dışı defa idam edilmesi olayları ise Suudi rejiminin en belirgin ve en net insan hakları ihlallerindendir. Son on yıl süresinde gerçekleÅŸen idamların incelenmesi, Muhammed bin Selman’ın Suudi rejiminin güç ve karar alma yapısında yer almasından sonra idamların sayısının da ciddi derecede arttığını gözler önüne sermektedir.

Uluslararası Af Örgütü’nün bildirdiÄŸine göre son otuz yılda yani 1985 ila 2016 yılları arasında Suudi krallığında 2 bini aÅŸkın kiÅŸi idam edilmiÅŸtir. Yani ortalama olarak yılda 65 kiÅŸi Suudi Arabistan’da idam ediliyor.

2010 yılında Suudi Arabistan’da 27 kiÅŸinin idam edilmesine karşı 2016 yılında Muhammed bin Selman’n Savunma Bakanlığına atanması ve Suudi Veliahdı olarak iÅŸbaşına gelmesinin ardından 139 kiÅŸi, 2017’de 147 kiÅŸi ve 2018’de 149 kiÅŸi idam edilmiÅŸtir.

BaÅŸka bir deyiÅŸ ile son otuz yılda bu ülkede 2 bini aÅŸkın kiÅŸinin idam edilmesine karşı sadece son üç yıl süresince 435 kiÅŸi Suudi Arabistan’da idam edilmiÅŸtir. Bu da bu despotlukla yönetilen ülkede idam hükümlerinin ne kadar büyük oranda arttığını göstermektedir.

Bir başka önemli nokta ise geçen onyıllarda gerçekleşen idamların daha çok uyuşturucu madde ile ilgili olmasına karşın son üç yıldaki idamların çoğunun asıl nedeninin Al-i Suud siyasetlerini eleştirmek ve onlara karşı çıkmak olmasıdır.

News Week haftalık dergisi bu hususta şöyle bir yazıya yer vermiÅŸtir:” Muhammed bin Selman’ın 2015’te iÅŸ başına gelmesi ile Suudi Arabistan’da idam sayısında 90’lı yıllardan beri eÅŸi benzeri görülmemiÅŸ bir ÅŸekilde artış yaÅŸandı. “

Halbuki Suudi Veliahdı Muhammed bin Selman Suudi Arabistan toplumundan modern ve gelişmiş bir görüntü vermeye çalışıyor.

Zaten Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu da Muhammed bin Selman tarafından, ülkenin ekonomik kalkınması ve daha aktif bir toplumun oluÅŸturulması ile tasarlanmıştır.

 

Tüm bunlara rağmen son zamanlarda 37 kişinin Suudi yönetimi tarafından aynı günde idam edilmesi hukuki açıdan olmak üzere birçok farklı açıdan ele alınması gereken bir konudur.

Bu hususta önemli olan ilk nokta, idam edilenlere atfedilen suçlardır. İdam edilen Suudi vatandaşları terörizm ile ilişkili olmak suçu ile bu cezaya çarptırılmışlardır. Halbuki Suudi yönetiminin terörizm tanımı uluslararası camiada kabul edilen suçtan tamamen farklıdır.

 

Suudi Arabistan’da ilk önce 2014 yılında onaylanan ve daha sonra 2017’de yeniden gözden geçirilen terörizm ile mücadele yasası terör eylemlerinin kapsamı konusunda çok detaylı bir tanım sunmaktadır.

İnsan Haklarını İzleme Örgütü bu hususta şöyle bildirmektedir:” Bu yeni yasa terör eylemleri ile ilgili aşırı kapsamlıdır. Bu yasada sadece ÅŸiddet içeren eylemler deÄŸil kamu düzeninin bozulması, toplumsal güvenliÄŸin ihlal edilmesi ve temel yönetim kurallarının ihlali gibi giriÅŸimler de terör eylemi olarak tanımlanıp Suudi yetkilileri tarafından muhalifler ve barış yanlısı aktivistlerin cezalandırılması için kullanılmaktadır.”

 

İnsan Haklarını İzleme Örgütü ayrı bir açıklamasında ise şöyle bildirmektedir:” Bu yasa, hükümete, tüm muhalifleri, istekleri deÄŸiÅŸiklik, düzeltme veya yolsuzluk ile mücadele doÄŸrultusunda olsa bile terörizm ile yaftalamasına izin verecektir. “

Bugün Suudi Arabistan’da özellikle de 37 kiÅŸinin toplu idamı olayında yaÅŸananlar ise İnsan Haklarını İzleme Örgütü’nün bu açıklamaları çerçevesinde deÄŸerlendirilebilir. Çünkü terörizm ile iliÅŸkili olma ithamından dolayı idam edilen Suudi vatandaÅŸlarının suçu aslında Al-i Suud siyasetlerini eleÅŸtirmesi ve protesto gösterilerine katılması idi.

Bu doÄŸrultuda, 2016 yılında tanınmış Suudi din adamı Åžeyh Nemer Bakır El Nemer terörizmi desteklemek bahanesi ile idam edilmiÅŸti. Ancak gerçekte  Nemer, sadece Al-i Suud Hanedanı’nın siyasetlerini eleÅŸtirdiÄŸi için idam edildi.

 

Bu açıdan baktığımız zaman ikinci önemli nokta ise Suudi vatandaşlarının yargılanma sürecinin tamamen adaletsiz bir şekilde yürütülmesi idi. Bir taraftan itham edilenlerin avukata sahip olmaması ve bir başka taraftan da Suudi Arabistan güvenlik kurumları tarafından yönetilen mahkeme tarafından göstermelik ve formalite bir şekilde yargılanmaları bu adaletsizliği açıkça gözler önüne sermektedir.

CNN haber kanalı bu konu ile ilgili şöyle bir rapor yayımladı:” İdam edilenlerin itiraf belgeleri sahte olup ağır iÅŸkenceler altında hatta güvenlik unsurları tarafından yazılan belgelerdir.”

Buna esasen BirleÅŸmiÅŸ Milletler TeÅŸkilatı İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet de 37 Suudi vatandaşının idamını kınayarak, Suudi Arabistan’da adil yargı sürecinin yoksunluÄŸu ve idam edilenlerden iÅŸkence altında itiraf alınması ile ilgili raporlar konusunda ediÅŸe duyduÄŸunu belirtti.

 

Bu husustaki üçüncü önemli nokta ise idam yöntemidir. Bu 37 kiÅŸi kılıç ile baÅŸları kesilerek idam edilip bazılarının naaÅŸları ise çarmıha gerildi. Böyle bir idam ÅŸekli hiçbir ülkede uygulanmamasına karşın dünya üzerinde sadece Suudi Arabistan’da görülmektedir.

Bu yüzden Britanya DışiÅŸleri Bakan Yardımcısı Alan Duncan da Suudi Arabistan’ın 37 kiÅŸiyi idam etmesi hususundaki performansını ÅŸiddetli bir ÅŸekilde eleÅŸtirerek bu giriÅŸimi, tiksindirici ve modern dünyada tamamen kabul edilemez olarak niteleyerek bu toplu idamların geriye doÄŸru bir adım olduÄŸunu ve Britanya’nın da bu giriÅŸimi kınadığını bildirdi.

Bu idamlar hususunda göz önünde bulundurulması gereken en önemli meselelerden biri de bu cinayetin hangi hedefler ile gerçekleÅŸtirildiÄŸidir. Gerçekten, Al-i Suud’un, bu rejimi dünyanın eleÅŸtirilerini toplamasına neden olan böyle cinayetler yapmaktan güttüğü hedefi nedir acaba?

Gerçekte, Suudi rejimi, açık açık fırkacılık yapan yönetimlerdendir. Suudi Arabistan’ın siyasi düzeni ülkede yaÅŸayan Åžii azınlığa karşı ayrımcılıklar ile doludur. 23 Nisan 2019’da idam edilen 37 kiÅŸiden 33’ü Arabistanlı Åžii idi.

Kimi uzmanlara göre Riyad’ın Kuzey istikametinde 250 kilometre mesafe ile bulunan El Zulefi bölgesindeki bir güvenlik merkezine yapılan terör saldırısı ve 37 Suudi vatandaşının idam cezası arasında bir iliÅŸki vardır. Çünkü terör eylemi 21 Nisan gününde yapılmıştı. İdam edilen 37 kiÅŸi ise 23 Nisan’da cezalandırıldılar. Gerçekte kimileri 21 Nisan terör saldırısının daha önceden planlanmış bir giriÅŸim olduÄŸunu ve böylece 33’ü Åžii azınlıktan olan 37 kiÅŸinin infaz edilmesi için ortamı hazırlamak hedefi ile gerçekleÅŸtirildiÄŸini öne sürmekteler.

Bu toplu idamdan güdülen bir başka hedef de Suudi Arabistan yönetiminin ister Şii ister Sünnilerden olan muhaliflere ve eleştirenlere, uluslararası baskı ve eleştirilerden paniğe kapılmayacağını ve korkmayacağını, her türlü karşı çıkmaya kılıç ile en ağır şekilde yanıt vereceğini göstermeye çalışmasıdır.

Bu doÄŸrultuda Hadi El Amiri önderliÄŸindeki Irak El Fetih Koalisyonu, bir bildiri yayımlayarak bu cinayeti, fırkacılık çerçevesinde yapılan bir cinayet olarak niteleyerek şöyle bir açıklamaya yer verdi:” Arap yarımadasındaki Åžii ÅŸahsiyetlerin idam serisi, organize terör siyasetleri çerçevesinde ve Suudi yönetiminin, zulme ve haksızlığa karşı her türlü sesi ve protestocuyu susturmaya yönelik baskıcı ve bastırmaya dayanan yaklaşımı doÄŸrultusunda hayata geçirilmektedir.”

Değinilmesi gereken en son nokta ise Suudi yönetiminin, bu cinayetleri, uluslararası arenadan gelen eleştirilerin sözde kalacağından emin olduğu bir ortamda gerçekleşmesidir. Bunun sebebi de Amerika Başkanı Donald Trump ve işbirlikçilerinin, Al Suud aleyhinde her türlü uluslararası pratik girişimi önlemesidir.

Gerçekte de Suudi Arabistan’da son üç yılda idam hükümlerinin sayısının artmasının nedeni  Amerikan hükümetinin insan katili Suudi rejimini topyekun ÅŸekilde desteklemesidir.

Bunu gösteren bir baÅŸka kanıt da Amerikan Kongresi’nde Suudi Arabistan aleyhinde onaylanan iki kararın ilkinde Suudi Koalisyon ile Yemen savaşında iÅŸbirliklerine son verilmesi ve öbüründe de Muhammed bin Selman’ın Cemal Kaşıkçı cinayetinden sorumlu olarak tanıtılması idi. Tabii bu kararlar da Donald Trump’ın vetosu ile reddedildi. Washington’un bu siyaseti Al-i Suud rejiminin pervasızlığı ve cesaretini kaç kat arttırarak ülke içi ve dışındaki cinayetler ve ÅŸiddet oranını arttırmasına yol açmıştır.

Next Post

CAFERİ ALİMLER BİRLİĞİNDEN KAMUOYUNA DUYURU

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KÖŞEYAZARLARI

avatar for İbrahim Şerenİbrahim Şeren
Üstad! Gözlerimiz Hep Sizi Arayacak
avatar for Musa AyaztekinMusa Ayaztekin
Hiç Düşündünüz mü Nedir Bu “Allah-u Ekber”?
avatar for Åžirali BayatÅžirali Bayat
SİNEMA VE MEDYANIN TOPLUMA ETKİSİ
avatar for Hüseyin ÇaçaHüseyin Çaça
İFRAT VE TEFRİT
avatar for Ali_Akin CabaAli_Akin Caba
Caferî Âlimler Birliği Olağan Genel Kurul İlanı (2025)

ÖNE ÇIKANLAR

Caferî Âlimler Birliği Olağan Genel Kurul İlanı (2025)

Caferî Âlimler Birliği Olağan Genel Kurul İlanı (2025)

Nisan 16, 2025
İran’dan ABD’ye Net Mesaj

İran’dan ABD’ye Net Mesaj

Nisan 6, 2024
Türkiye’de Dünya Kudüs Günü Etkinlikleri

Türkiye’de Dünya Kudüs Günü Etkinlikleri

Nisan 6, 2024
Zeynebiye’de Kudüs Günü

Zeynebiye’de Kudüs Günü

Nisan 6, 2024
caferialimler

Türkiye Caferi Alimler Birliği Resmi Web Sitesi

Sosyal Kanallarımız

HABER KATEGORİLERİ

  • CABİR ile Gündem Ehl-i Beyt
  • DÜNYA
  • duyurular
  • EĞİTİM
  • ETKİNLİKLER
  • FIKIH
  • FIKIH SORULARI
  • Foto Galeri
  • Genel
  • GÜNCEL SORULAR
  • GÜNDEM
  • Günün Hadisi
  • HABER ANALİZ
  • İKİTADİ SORULAR
  • İNANÇ
  • KÜLTÜR SANAT
  • KURAN-I KERİM
  • MANÅžET HABERLER
  • MEDYA
  • MERSİYE
  • önecıkan
  • SİYASİ HABERLER
  • SORU-CEVAP
  • TARİH SORULARI
  • TÜRKİYE
  • Uncategorized
  • Video Galeri

EN SON HABERLER

Caferî Âlimler Birliği Olağan Genel Kurul İlanı (2025)

Caferî Âlimler Birliği Olağan Genel Kurul İlanı (2025)

Nisan 16, 2025
İran’dan ABD’ye Net Mesaj

İran’dan ABD’ye Net Mesaj

Nisan 6, 2024
  • ANASAYFA
  • GÜNDEM
  • DÜNYA
  • MANÅžET HABERLER
  • TÜRKİYE
  • HAKKIMIZDA
  • İLETİŞİM
  • YÖNETİM KURULU

© 2022 Caferialimler.com haber ve paylaşım sitesi webmaster Hasan Uzunçam

No Result
View All Result
  • ANASAYFA
  • MANÅžET HABERLER
  • GÜNDEM
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
  • HAKKIMIZDA
  • YÖNETİM KURULU
  • İLETİŞİM

© 2022 Caferialimler.com haber ve paylaşım sitesi webmaster Hasan Uzunçam