Bir çok kanıtlara göre Irak’ta yaÅŸananlar hedefli bir komplodur. Bu iddiaya iliÅŸkin çeÅŸitli deliller ve sebepler belirtilebilir.
Birincisi ÅŸu ki, sosyal medya üzerinden Irak halkının itirazlarından yayınlanan görüntüler gerçek dışı ve tamamen şüphelidir. Bazı görüntülerde Irak halkının elinde bulunan şia mercilerine karşı sloganların yazıldığı dikkat çekiyor. Aynı zamanda kimi resimlerde de hükumetin devrilmesi ile ilgili slogan halinde halkın istekleri görülüyor. Bu sloganlar öyle bir zamanda atılıyor ki Irak halkı dini mercilerin ülkedeki yapıcı rollerine yürekten inanıyorlar. Buna örnek olarak 2014 yılında IŞİD terör örgütü ile mücadele yönünde Ayetullah Sistani’nin halk gönüllü güçlerinin bir güç oluÅŸturma fetvasına halkın uymasını belirtebiliriz. Öte yandan Irak’ta iÅŸ üstüne gelen hükumet, sandıklardan çıkan bir devlettir ve bu ülke halkı ÅŸia gruplarına hükumeti kurmak için oy vermiÅŸtir.
İkincisi ise, Irak’ta baÅŸlayan protestolar Irak halkının muazzam Erbain yürüyüşü ile eÅŸ zamanlı olmuÅŸtur. Öyle anlaşılıyor ki bu protesto eylemleri Erbain yürüyüşünü hedeflemiÅŸ bulunuyor. Bu yürüyüş Irak’ta düzenlenmesin diye diÄŸer ülkelerden özellikle İran’dan bu yürüyüşe katılmak için Irak’a gitmek isteyen kiÅŸiler Irak yolculuklarından vazgeçmeleri hedefleniyor. İşte bu konu Irak’ın bazı kentlerinde İran karşıtı sloganların atılmasının sebeplerinden biridir.
Üçüncü mesele ise, Irak’ta düzenlenen protestolar Yemenlilerin mütecaviz Suudilere karşı zaferleri ayrıca iÅŸgal topraklarında kabine oluÅŸmasında siyasi çıkmazlarla eÅŸ zamanlı bulunuyor. Bağımsız bir dış politika izleyen Irak, Suudi Arabistan’ın Yemen’e karşı baÅŸlattığı savaÅŸ ile Arap ülkelerini siyonist rejim İsrail ile normalleÅŸtirme iliÅŸkilerine karşıdır. Öte yandan HaÅŸdüşşabi isimli Irak halk güçleri de İran İslam Cumhuriyeti ile çok yakın iliÅŸkileri bulunuyor. Bu nedenle Irak , Arap-İbranice-Batı eksenli ÅŸiddet ve protestolarının hedefi haline gelmiÅŸtir.
Irak Asaib El Hak hareketi genel sekreteri Kays El Haz Ali geçen AÄŸustos ayında şöyle bir açıklamada bulundu: ” Irak’ın içindeki bazı siyasi çevreler yabancı güçlerle birlikte Irak’ın dış politikasından memnun olmadıkları için bazı protesto hareketlerini düzenlemek istiyorlar. Sorun yüzyılın anlaÅŸması planındadır. Onların istedikleri hükumeti kendi isteklerine boyun eÄŸidirmektir. Bu yüzden biz Irak’ta tekrar itirazlara ÅŸahit olacağız ve bunlar 10 Ekim’den itibaren baÅŸlayacaktır.”
Dördüncüsü ise şu ki, Irak’ta baÅŸ gösteren protestolar HaÅŸdüşşabi üsleri ile ilgili bombardımanlar hakkındaki araÅŸtırma sonuçlarının açıklanması ve Irak baÅŸbakanı Adil Abdul Mehdi’nin bu olaylarda siyonist rejimin doÄŸrudan rolü olduÄŸuna vurgu yapması ile eÅŸ zamanda düzenleniyor. Söz konusu eylemlerde Batı ve Arap medyalarının hedefi HaÅŸduÅŸÅŸabi güçlerinin itirazcılar ile nasıl davrandığı ve onun ÅŸiddete baÅŸvurmasına dikkatleri çekmektir. Batı ve Arap medyalarının bu davranış tarzı Irak’ta yaÅŸananların hedefli bir komplodan ibaret olduÄŸunu gösteriyor.Öyle bir komplo ki onun hedefi güvenli ve askeri güçleri özellikle HaÅŸduÅŸÅŸabi’yi zayıf düşürmektir.
BeÅŸinci ve son delil ise, Irak’ta itiraz hareketleri bazı Baas rejimine baÄŸlı unsurların desteÄŸi ile karşılaÅŸtı. Protestoların baÅŸlamasıyla Irak’ta idam edilmiÅŸ diktatör Saddam’ın  kızı RaÄŸd Saddam paylaÅŸtığı twitte bu itirazları destekleyip onları Kadesiye Nesli hitap ederek “Irak sizinledir ve Allah ÅŸehitlerimize rahmet eylesin” diye yazdı.
Gerçek ÅŸu ki Irak’ta ekonomik sorunları ve idari yolsuzlukları inkar etmek mümkün deÄŸil, ancak bu itiraz hareketinde kullanılan ÅŸiddet ve bunların Batı ve Arap medyaları üzerinden kamuoyuna aktarılış tarzı Irak halkının yabancı aktörlerin komploları karşısında dikkatli ve uyanık olmalarını gösteriyor.






