Meysemi Temmar
 Meysemi Temmar, Benî Esed kabilesinden bir kadının kölesiydi. Emirülmüminin Hz. Ali (a.s), onu satın alarak azat etti. Hazret ona adını sorunca Salim diye cevap verdi.
Hz. Ali (a.s) şöyle buyurdu: “Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem), Acem diyarında babanın sana Meysem adını verdiÄŸini bana haber vermiÅŸti.”
Meysem şöyle arzetti: “Allah Resulü (s.a.a) ve Müminlerin emiri doÄŸru buyuruyorlar. Allah’a yemin ederim ki, Acem diyarında benim adım öyleydi.”
Hz. Ali (a.s) şöyle buyurdu: “Salim ismini bırak, Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem) seni andığı önceki adına dön!”
Daha sonraları Meysem’in künyesi Ebu Salim olarak meÅŸhur oldu ve o günden sonra da Meysem olarak anılmaya baÅŸlandı. Meysem, hurma satıcısı olduÄŸu için ona Temmar lakabı verilerek Meysem-i Temmar olarak tarihe geçti. Åžeyh Tusî ve birçok İslam âlimi Meysem’in Hz. Ali’nin (a.s) has ve samimi yarenlerinden olduÄŸunu zikretmiÅŸlerdir.
Meysem ve Gaybî Haberleri
Meysem-i Temmar, Hz. Ali’nin (a.s) özel yaranlarından ve onun sırdaÅŸlarındandı. Hz. Ali (a.s) ona kabiliyeti ve kapasitesi oranında ilim öğretti. Meysem bazen hazretten öğrendiÄŸi sırlardan ve gaybî haberlerden naklederdi.
Ebu Halid Temmar diyor ki: “Günlerden Cuma’ydı. Meysem’le birlikte Fırat nehrinde gemide gidiyorduk. Birden bir rüzgâr esti ve Meysem dışarı çıkarak rüzgâra baktı ve gemidekilere “gemiyi sıkı baÄŸlayın, bu rüzgârı ölümün habercisidir, bu saatte Muaviye ölecektir” dedi. Bir sonraki Cuma Åžam’dan bir haberci geldi ve Muaviye’nin öldüğünü ve yerine Yezid’in onun halife olduÄŸunu haber verdi. Haberciye Muaviye’nin ne zaman öldüğünü sorduklarında “geçen hafta Cuma günü öldü” dedi.
Meysem’in Åžehadet AÅŸkı
Meysem Temmar, Hz. Ali’nin (a.s) velayet sevgisinde bir insanın eriÅŸebileceÄŸi en son noktaya ulaÅŸmıştı. Hz. Ali (a.s) ona ÅŸehadet haberini verince sevinerek iftihar etti.
Vaktiyle Hz. Ali (a.s) Meysem’e şöyle buyurdu: “Benden sonra seni yakalayacaklar ve seni kırbaçlayarak daraÄŸacından asacaklar. Asılışının üçüncü günü burnundan ve aÄŸzından kanlar akacak. O kanın geleceÄŸi günü bekle! Seni dokuz kiÅŸiyle birlikte Amr b. Haris’in kapısının önünde asacaklar ancak senin daraÄŸacın hepsinden kısa olacaktır.” BaÅŸka bir rivayette şöyle naklediliyor: Hz. Ali (a.s) Meysem’e Zinazade oÄŸlu Benî Ümeyye seni yakalayıp bana küfretmeni söylediklerinde ne yapacaksın?” diye sorduÄŸunda Meysem, “Allah’a andol-sun ki sana küfretmeyeceÄŸim!” diye cevap verdi.
Bunun üzerine Hz. Ali (a.s): Allah’a andolsun ki o zaman seni daraÄŸacına asacaklar, buyurdu.
Meysem: “SabredeceÄŸim ki bunlar Allah yolunda kolaydır” dedi.
Hz. Ali (a.s): Hadi gel dalına asılacağın o hurma aÄŸacını sana göstereyim, diyerek o aÄŸacı Meysem’e gösterdi ve ardından şöyle buyurdu: “Ey Meysem! Cennette benimle ve benim derecemde olacaksın!”
Meysem’in Hurma AÄŸacıyla KonuÅŸması
Meysem, Hz. Ali’den (a.s) ÅŸehadet müjdesini aldıktan sonra bazen o aÄŸacın yanına gidiyor, orada namaz kılıyor ve aÄŸaca bakıp şöyle diyordu: “Allah seni mübarek etsin, ben senin için yaratılmışım ve sen de benim için yeÅŸermiÅŸsin!”
Bazen Amr b. Hureys’le görüşüyor ve ona “Benimle iyi komÅŸuluk et!” diyordu, ancak Amr onun ne demek istediÄŸini anlamıyordu. Bu yüzden ona; “Yoksa sen İbn-i Mesud’un veya İbn-i Hakem’in evini mi satın almak istiyorsun?” diye soruyordu.
Meysem’in Peygamberin (s.a.a) Hanımı Ümmü Seleme’yi Mülakatı
Meysem, ÅŸehadetinden önce son haccını yerine getirmek amacıyla Mekke’ye müşerref oldu. Hac dönüşü Medine’ye gelerek Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem) hanımı Ümmü Seleme’nın huzuruna gitti.
Ümmü Seleme ona: “Sen kimsin” diye sordu.
Meysem: “Irak ahalisinden biriyim” dedi.
Ümmü Seleme: “Hangi kabileden ve soydansın?”
Meysem: “Ben, Hz. Ali’nin (a.s) azat ettiÄŸi bir köleyim!”
Ümmü Seleme: “Yoksa sen Heysemî misin?”
Meysem: “Hayır, ben Meysem’im” dedi.
Ümmü Seleme şöyle dedi: “Subhanallah, Allah’a yemin olsun ki birçok gece Allah Resulü’nün ismini andığını ve seni Hz. Ali’ye (a.s) emanet ettiÄŸini duydum.”
Meysem, Ümmü Seleme’ye Hz. İmam Hüseyin’i (a.s) sordu. Meysem, hazretin ÅŸehir dışına çıktığını öğrenince “İmam gelince selamımı ona ilet ve çok geçmeden onunla öbür dünyada Allah’ın huzurunda buluÅŸacağımızı söyle!” dedi.
Ümmü Seleme, Meysem’in sakalı için güzel kokular getirilmesini emretti.
Meysem şöyle dedi: “Sen benim ÅŸu sakalıma hoÅŸ kokular sürdün, pek yakında bu sakal Peygamber (Sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem) ve onun Ehlibeyt’inin (a.s) yolunda kana boyanacaktır.”
Ümmü Seleme: “Bu haberi kim sana verdi, diye sorduÄŸunda Meysem, “Efendim ve mevlam Hz. Ali (a.s) bildirdi” dedi.
Ümmü Seleme aÄŸlayarak şöyle dedi: “Hz. Ali (a.s) sadece senin efendin ve mevlan deÄŸildir, bilakis o tüm Müslümanların efendisi ve mevlasıdır.” Bu konuÅŸmalardan sonra Meysem, Ümmü Seleme’nin huzurundan ayrıldı.
Meysem-i Temmar’ın Tutuklanması
Nihayet yakında Peygamber (s.a.a) ve onun temiz Ehlibeyt’i (Aleyhisselam) uÄŸrunda kana boyanacak Meysem Kufe’ye geldi. Askerler onu yakalayarak İbn-i Ziyad’ın yanına götürdüler ve “Bu adam Ali’nin yakın dostlarından biridir” dediler.
İbn-i Ziyad: “Bu Acem böyle bir makama mı sahipti” dedi.
Oradakiler: “Evet” dediler.
İbn-i Ziyad, Meysem’e: “Senin Allah’ın nerede” diye sordu.
Meysem: “Zalimler için pusudadır” dedi.
İbn-i Ziyad: “İşittiÄŸime göre Ebu Turab’ın (Hz. Ali’nin) yakınlarındanmışsın?”
Meysem: “Evet, öyledir; ancak senin maksadın nedir?”
İbn-i Ziyad: “DuyduÄŸuma göre Ali sana başına nelerin geleceÄŸini ve akıbetinin nasıl olacağını bildirmiÅŸtir.”
Meysem: “Evet”
İbni Ziyad: “Benim sana ne yapacağımı da haber verdi mi?”
Meysem: Mevlam Ali, senin beni dara çekeceğini haber verdi. Dara çekilecek olan şahıs benim. Benim darağacım hepsinden daha kısa olacaktır, dedi.
İbn-i Ziyad: “Ben sana, Ali’nin haberinin aksine davranacağım” dedi.
Meysem: “Hz. Ali’nin (a.s) verdiÄŸi haberle nasıl muhalefet edebilirsin? Hâlbuki bu haberi O’na, Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem), O’na Cebrail, Cebrail’e de Allah haber vermiÅŸtir. Hatta ben o daraÄŸacının yerini bile biliyorum ve ben aÄŸzına yular vurulacak ilk Müslüman’ım” dedi.
Bunun üzerine, İbn-i Ziyad çok öfkelendi ve “Åžimdilik onu zindana götürün!” dedi.
Meysem zindanda, Muhtar Sakafî’ye kurtulacağının müjdesini vererek “Sen Hz. İmam Hüseyin’in (Aleyhisselam) intikamını İbn-i Ziyad’dan alacak ve onu sen öldüreceksin! Åžimdi zindanında olduÄŸun bu şâhısı (Ubeydullah b. Ziyad) öldüreceksin ve ayaklarınla suratına tekmeler vuracaksın!” dedi.
Meysem’in bu gaybî haberinden çok kısa bir zaman sonra Ubeydullah Muhtar’ı öldürmek için onu huzuruna getirmelerini emretti. Bu esnada Yezid b. Muaviye’nin elçisi içeri girerek Ubeydullah’a Muhtar’ı serbest bırakmasını söyleyerek bir mektup verdi. Böylece Meysem’in gaybî haberi gerçekleÅŸmiÅŸ oldu.
Meysem, asılacağı sırada bile fırsattan yararlanarak mevlası İmam Ali’nin (a.s) faziletlerini anlattı. İbn-i Ziyad’a Meysem’in, onu rezil rüzva ettiÄŸini haber verdiler. O da Meysem’i susturmak için aÄŸzına dizgin takmalarını emretti. Böylece, Hz. Ali’nin (a.s) haber verdiÄŸi gibi o Ehlibeyt (a.s) aşığı daraÄŸacına asılarak ÅŸehadete eriÅŸti.
Meysem’in Åžehadeti
Meysem, İmam Hüseyin (a.s) ve fedakâr yaranları Kerbela’ya varmadan 10 gün önce Hz. Ali’nin (a.s) buyurduÄŸu gibi zindandan alınıp daraÄŸacına baÄŸlandı.
Meysem daraÄŸacında Hz. Ali’nin (a.s) faziletlerini ve Beni Ümmeyye’nin rezalet ve zulümlerini anlatmaya baÅŸladı. Meysem’in hak sözleri halk üzerinde büyük etki göstermeye baÅŸladı. Ubeydullah bu sözlerin Yezid ve kendi saltanatı için bir tehdit ve tehlikeli oluÅŸturduÄŸunu görünce Meysem’in aÄŸzına dizgin vurmalarını emretti. Meysem’in daraÄŸacındaki ikinci gününde aÄŸzından ve burnundan kanlar gelmeye baÅŸladı, artık son nefeslerini verdiÄŸi üçüncü gününde ise Benî Ümeyye taraftarlarından zalim ve alçak birinin mızrak darbeleriyle ÅŸehit oldu.
Meysem’in ÅŸehadetinden sonra bir grup hurma satıcısı onun mübarek bedenini gizlice kaçırarak defnetti. Günümüzde gerçek bir Ali dostu olan Meysem’in mübarek türbesi Kufe’de Ali âşıkları tarafından ziyaret edilmektedir.






