• HAKKIMIZDA
  • YÖNETİM KURULU
  • İLETİŞİM
  • CEM TV CANLI
caferialimler
Advertisement
  • ANASAYFA
  • Genel
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
  • HABER ANALİZ
  • İNANÇ
  • FIKIH
  • ETKİNLİKLER
No Result
View All Result
  • ANASAYFA
  • Genel
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
  • HABER ANALİZ
  • İNANÇ
  • FIKIH
  • ETKİNLİKLER
No Result
View All Result
caferialimler
No Result
View All Result
ANASAYFA DÜNYA

ErdoÄŸan BM’den seslendi… “Dünya 5’ten büyüktür”

ali koc by ali koc
ErdoÄŸan BM’den seslendi… “Dünya 5’ten büyüktür”
1
OKUNDU
Share on FacebookShare on Twitter
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayip ErdoÄŸan, BM’nin 78’inci Genel Kurulunda katılımcılara hitap etti. Uluslararası topluma seslenen BaÅŸkan ErdoÄŸan, “Dünya 5’ten büyüktür ve daha adil bir dünya mümkündür demeye devam edeceÄŸiz. Güvenlik Konseyi, artık dünya güvenliÄŸinin teminatı olmaktan çıkmış, 5 ülkenin siyasi stratejilerinin çarpışma alanı haline gelmiÅŸtir.” ifadelerini kullandı.
CumhurbaÅŸkanı Recep  Tayip ErdoÄŸan, BM Genel Kurul Salonu’nda BM’nin 78. Genel Kurulu görüşmelerinde katılımcılara hitap etti.

KonuÅŸmasına salondakileri selamlayarak baÅŸlayan ErdoÄŸan, BM 77. Genel Kurul BaÅŸkanlığını tamamlayan Csaba Körösi’yi tebrik etti, BM 78. Genel Kurul BaÅŸkanlığını devralan Dennis Francis’e baÅŸarılar diledi.

Güven ve dayanışma içerikli bir temayla toplanan 78. Genel Kurul’un tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni eden BaÅŸkan ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:

“Dünyamızın geleceÄŸi konusunda, geçtiÄŸimiz yıl burada yaptığımız deÄŸerlendirmelere kıyasla daha iyimser bir tablo çizmek maalesef mümkün deÄŸildir. Karşımızdaki fotoÄŸraf; küresel ölçekte giderek daha fazla, daha karmaşık, daha tehlikeli sınamalarla karşı karşıya olduÄŸumuzu gösteriyor. Kendi ülkemin güneyinde, kuzeyinde, doÄŸusunda ve batısında pek çok çatışma, savaÅŸ, insani kriz, siyasi çekiÅŸme ve sosyal gerilim yaÅŸanıyor. Küresel ekonomik sorunlarla birleÅŸerek sürekli büyüyen bu sınamalarla baÅŸ etmek her geçen gün daha da zorlaşıyor.”

Avrupa’nın doÄŸu sınırlarında yaÅŸanan savaşın, yol açtığı insani trajediye ilave olarak ekonomiden güvenliÄŸe, enerjiden gıda güvenliÄŸine her alanda ciddi sorunlar ortaya çıkardığını belirten ErdoÄŸan, şöyle devam etti:

“Suriye ile Kuzey Afrika ve Sahel bölgesinde vekalet savaÅŸlarının aracı haline dönüştürülen terörizm, kırılganlığı hızla artan uluslararası güvenlik iklimine onarılamaz zararlar veriyor. Küresel güçlerin ihtiraslarını kullanarak büyüyen terör örgütlerinin faaliyet alanları, teknolojik geliÅŸmeler ile kötüleÅŸen sosyo-ekonomik ÅŸartlardan da istifadeyle adeta bir salgın gibi geniÅŸ coÄŸrafyalara yaygınlaşıyor. Yabancı karşıtlığı, ırkçılık ve İslam düşmanlığının yeni bir krize dönüşme emareleri, son bir yıldır endiÅŸe verici boyutlara ulaÅŸtı.”

“KARA GÜNÜNDE ÜLKEMİZE GÖSTERİLEN DOSTLUK, BİZLER İÇİN ÖNEMLİ BİR TESELLİ KAYNAÄžIDIR”

Erdoğan, dünyanın hangi köşesinde yaşanırsa yaşansın, iklim değişikliği ve buna bağlı doğal afetlerin artık günlük hayatın bir gerçeği haline geldiğini ifade ederek, şunları söyledi:

“Türkiye, 6 Åžubat sabahı, gerek büyüklüğü, gerek etkilediÄŸi alan itibarıyla, Sayın Genel Sekreter’in ifadesiyle ‘yüzyılın en büyük doÄŸal afetlerinden biriyle’ karşı karşıya kaldı. BM dahil uluslararası toplumun yardım çaÄŸrımıza ivedilikle verdiÄŸi cevabın samimiyetini, fedakarca sergilenen çabaları ve ülkemize saÄŸlanan cömert desteÄŸi unutmamız mümkün deÄŸildir. 50 binden fazla insanını kaybettiÄŸi, 850 bin yapının kullanılamaz hale geldiÄŸi, milyonlarca insanı barındıran ÅŸehirlerin adeta yerle yeksan olduÄŸu bu kara gününde ülkemize gösterilen dostluk, bizler için önemli bir teselli kaynağıdır.”

Dünyanın 100’ü aÅŸkın ülkesinden Türkiye’nin yardım çaÄŸrısına destek verenlere, ülke ve millet adına teÅŸekkür eden BaÅŸkan ErdoÄŸan, depremin yaralarını sarmak, ÅŸehirleri bir an önce ayaÄŸa kaldırmak için çalışmaların yoÄŸun bir ÅŸekilde sürdürüldüğünü aktardı,

“LİBYALI KARDEÅžLERİMİZİ DE YALNIZ BIRAKMAYACAÄžIZ”

Libya’da, fırtına ve selin ağır yıkımlara ve can kayıplarına yol açtığını hatırlatan ErdoÄŸan, “Felaketin ardından Türkiye olarak 10 bini aÅŸkın insanın hayatını kaybettiÄŸi, binlerce kiÅŸiden hala haber alınamadığı Libya’ya yardım için hemen harekete geçtik. İlk etapta 3 gemi ve 3 uçakla 567 personelin yanı sıra yüzlerce araçtan, binlerce ton iaÅŸe, barınma ve sıhhi malzemeden oluÅŸan yardımları bu ülkeye gönderdik.” dedi.

Türk sivil toplum kuruluÅŸlarının da kendi imkanlarıyla bölgedeki çalışmalara katıldığını aktaran BaÅŸkan ErdoÄŸan, “Dünyanın neresinde bir maÄŸdur, mazlum varsa yanında yer alan bir ülke olarak Libyalı kardeÅŸlerimizi de yalnız bırakmadık, bırakmayacağız. Dost ve kardeÅŸ ülkelerin de Libya halkına yardım için seferber olacağına inanıyorum. Ülkemiz gibi ÅŸiddetli bir depremle sarsılan Faslı kardeÅŸlerimize de geçmiÅŸ olsun dileklerimi buradan iletiyorum.” ifadelerini kullandı.

“GÜVENLİK KONSEYİ 5 ÜLKENİN SİYASİ STRATEJİLERİNİN ÇARPIÅžMA ALANI HALİNE GELMİŞTİR”

Genel Kurulun bu yılki temasının Türkiye’nin hedefleriyle birebir örtüştüğünü görmekten memnuniyet duyduÄŸunu belirten ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında hayata geçirmeye baÅŸladığımız ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonumuz, bu örtüşmenin en somut ifadesidir. Küresel adaletsizlikleri ortadan kaldıran, ekonomik eÅŸitsizliklerin üzerine giden, barış, güvenlik, istikrar ve refah üreten, etkili, kapsayıcı ve insanlığı kucaklayıcı, velhasıl tüm insanlığın hayrına bir uluslararası sistemin tesisi çaÄŸrımız giderek daha çok yankı buluyor. Genel Sekreter Sayın Guterres’in geçtiÄŸimiz günlerde yaptığı, ‘İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan kurumların bugünün dünyasını yansıtmadığı’ tespitine katılıyoruz. Bu tespit, bizim ‘Dünya 5’ten büyüktür’ çaÄŸrımızı ifade ediyor. Güvenlik Konseyi, artık dünya güvenliÄŸinin teminatı olmaktan çıkmış, 5 ülkenin siyasi stratejilerinin çarpışma alanı haline gelmiÅŸtir. Kıbrıs’ta yaÅŸanan son hadiseleri, bu içi boÅŸalmış, adalet ve güven telkin etmeyen kurumsal yapının bir tezahürü olarak deÄŸerlendiriyoruz. Barış ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik sayısız inisiyatife öncülük etmiÅŸ bir ülke olarak, Sayın Guterres’in ‘Barış için yeni gündem’ oluÅŸturulması çaÄŸrısına önem veriyoruz. Bu anlayışla, Rusya-Ukrayna savaşının başından beri ‘savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz’ teziyle hem Rus hem Ukraynalı dostlarımızı masada tutmaya gayret ediyoruz. Savaşın, Ukrayna’nın bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü temelinde, diplomasi ve diyalogla sona erdirilmesine yönelik çabalarımızı artırarak sürdüreceÄŸiz.”

“İNSANİ KÖPRÜNÜN BİR ÅžEKİLDE İDAMESİ İÇİN TEMASLARIMIZ SÜRÜYOR”

Türkiye’nin, BM ile birlikte baÅŸlattığı Karadeniz GiriÅŸimi’yle dünya piyasalarına 33 milyon ton tahıl ürünü sevk edilmesini saÄŸlayarak küresel açlık krizi tehlikesinin önüne geçtiÄŸini vurgulayan BaÅŸkan ErdoÄŸan, “Åžahsi gayretlerimiz neticesinde giriÅŸim 3 kez uzatıldı ancak giriÅŸimin 17 Temmuz itibarıyla çıkmaza girmesi dünyayı yeni bir krizle yüz yüze bıraktı. Küresel açlık tehlikesiyle karşı karşıya bulunan coÄŸrafyalara uzanan bu insani köprünün bir ÅŸekilde idamesi için temaslarımız sürüyor.” diye konuÅŸtu.

Öncelikle Afrika ülkelerine 1 milyon ton tahılın sevkini öngören planı bu bakımdan önemsediklerini ifade eden ErdoÄŸan, “Amacımız; çevremizdeki çatışma ve ihtilaflar karşısında dünya barışına ve refahına mümkün olan en büyük katkıları sunmaktır.” ifadesini kullandı.

Artık 13’üncü yılına giren Suriye’deki insani trajedinin, köken ve inanç fark etmeksizin, bölgedeki herkesin hayat ÅŸartlarını daha da zorlaÅŸtırdığını ifade eden ErdoÄŸan, Türkiye’nin, Suriye’nin hem siyasi birliÄŸini, hem sosyal bütünlüğünü, hem de ekonomik yapısını tehdit eden geliÅŸmelere karşı ilkeli, yapıcı ve adil tutum ortaya koyan yegane ülke konumunda bulunduÄŸunu vurguladı.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Güneyimizdeki krizin, halkın meÅŸru beklentilerini karşılayacak kapsamlı, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümle sona erdirilmesi, giderek daha önemli hale geliyor.” dedi.

KahramanmaraÅŸ merkezli depremlerin yıkıcı etkisinin Suriye’de de kendini gösterdiÄŸini anımsatan BaÅŸkan ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Özellikle kuzeybatı Suriye’de, zaten sıkıntılı olan insani durum, daha da kötüleÅŸmiÅŸtir. Tam da böyle bir dönemde, BirleÅŸmiÅŸ Milletlerin bölgedeki sınır-ötesi insani yardım operasyonunun kesintiye uÄŸraması talihsiz bir geliÅŸmedir. Türkiye olarak, Suriye’nin kuzeyinde zor ÅŸartlarda hayat mücadelesi veren 4 milyonu aÅŸkın insanı, elbette kaderine terk etmeyeceÄŸiz. Sınırlarımız ötesinde inÅŸasına öncülük ettiÄŸimiz konutlar tamamlandıkça, sığınmacıların buralara geri dönüşü hızlanacaktır. Ancak, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliÄŸine en büyük tehdit, bu ülke üzerinde hesabı olan güçlerin güdümündeki terör örgütlerine verilen açık destektir. Bir yandan PKK-PYD terör örgütünün, diÄŸer yandan mezhep ayrışması üzerinden organize edilen radikal grupların cenderesi altında bunalan Suriye halkı, isyan noktasına gelmiÅŸtir. Nitekim, son dönemlerde bunun çeÅŸitli sonuçları ortaya çıkmaya baÅŸladı.”

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, “Uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin bağımsızlığını tanımaya, bu ülkeyle diplomatik, siyasi ve ekonomik baÄŸlar kurmaya davet ediyoruz.” dedi.

KonuÅŸmasında, Irak’ın karşı karşıya olduÄŸu iç ve dış sınamaları aÅŸmak için samimi bir çaba içinde olduÄŸunu belirten ErdoÄŸan, “Biz, Irak’ın siyasi birliÄŸini, toprak bütünlüğünü, yeniden imar çalışmalarını tahkim eden, ülkeyi oluÅŸturan unsurlar arasında ayrım gözetmeyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Bölge ülkeleri olarak hayata geçireceÄŸimiz Kalkınma Yolu projesiyle, inÅŸallah bölgesel entegrasyonu daha da güçlendireceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.

“Bölgede her baÅŸları sıkıştığında DEAÅž bahanesine sarılanların oyunları artık ifÅŸa olmuÅŸtur.” ifadesini kullanan ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“DEAÅž’la, fiilen en büyük mücadeleyi vermiÅŸ, bu örgüte en büyük kayıpları yaÅŸatmış ve sorunun önündeki, arkasındaki gerçekleri çok iyi bilen bir ülke lideri olarak açık konuÅŸmak istiyorum. Suriye ve Irak baÅŸta olmak üzere, Orta DoÄŸu, Kuzey Afrika ve Sahel’de kendi siyasi ve ekonomik çıkarları için DEAÅž ve benzeri örgütleri paravan olarak kullananların riyakarlıklarından bıktık, usandık. Bu bölgelerdeki tehdit sadece DEAÅž deÄŸildir. Asıl tehdit, vekalet savaÅŸlarının aracı olarak kullanılmak üzere beslenen, palazlandırılan terör örgütleridir, paramiliter gruplardır, paralı askerlerdir ve kim daha yüksek fiyat verirse onlara çalışan kimi yerel unsurlardır. Karşımızdaki bu gerçeÄŸe raÄŸmen, sırf kendi siyasi ve ekonomik çıkarları için terör örgütleriyle çalışmaya devam eden ülkelerin, terörden ve bununla baÄŸlantılı sorunlardan ÅŸikayet etmeye hakkı yoktur.

Böyle bir dünyada, ister çatışma bölgesinin hemen yanında yer alsın, ister çok uzakta okyanuslarla çevrilmiÅŸ bir karada yaÅŸasın, hiç kimse güvende deÄŸildir. İşte bunun için diyoruz ki; BirleÅŸmiÅŸ Milletlerin öncülüğünde dünyanın güvenliÄŸini, huzurunu, refahını saÄŸlamakla görevli kurumları hızla yeniden yapılandırmalıyız. CoÄŸrafyasıyla ve demografisiyle, dünyadaki tüm kökenleri, inançları, kültürleri temsil yeteneÄŸine sahip bir küresel yönetim mimarisi inÅŸa etmeliyiz. Netice olarak, tüm kalbimizle bir kez daha diyoruz ki; dünya 5’ten büyüktür, daha adil bir dünya mümkündür.”

“HAK VE HUKUKA SAYGI GÖSTERİLMESİYLE MÜMKÜNDÜR”

Türkiye’nin, kendi bölgesinden baÅŸlayarak, çeÅŸitli sorun alanlarına iliÅŸkin yaklaşımlarını da paylaÅŸan ErdoÄŸan, “DoÄŸu Akdeniz’in barış, refah ve istikrarın egemen olduÄŸu coÄŸrafyaya dönüşebilmesi, ancak tüm tarafların hak ve hukukuna saygı gösterilmesiyle mümkündür. Bizim kimsenin hakkında gözümüz yoktur, kimsenin de haklarımızı yok saymasına müsaade etmiyoruz, etmeyeceÄŸiz.” dedi.

Kıbrıs meselesinin ortaya çıkmasının 60’ıncı yıl dönümü olduÄŸunu hatırlatan ErdoÄŸan, Kıbrıs Türk tarafının, Kıbrıs meselesinde adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm bulunması için daima samimi gayret gösterdiÄŸini vurguladı.

Bu çözümün artık federasyon modeli temelinde gerçekleÅŸemeyeceÄŸinin, herkesin kabul ettiÄŸi bir gerçek olduÄŸunu dile getiren ErdoÄŸan, “Uluslararası toplumu bunu kabullenerek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin bağımsızlığını tanımaya, bu ülkeyle diplomatik, siyasi ve ekonomik baÄŸlar kurmaya davet ediyoruz. Ada’daki BirleÅŸmiÅŸ Milletler Barış Gücü’nden de sergilemekle mükellef olduÄŸu tarafsızlığa titizlikle riayet etmesini bekliyoruz. Zaten itibarı zedelenen bu gücün, Kıbrıs’ta yeni bir itibar kaybıyla karşı karşıya kalmasını istemeyiz.” ifadelerini kullandı.

“NİHAİ BİR ÇÖZÜME KAVUÅžTURULABİLMESİYLE MÜMKÜNDÜR”

Türkiye’nin, köklü tarihi ve gönül baÄŸlarına sahip olduÄŸu Yemen’deki durumun kendilerini derinden yaraladığını belirten ErdoÄŸan, bu sorunun en kısa sürede, Yemen’in milli birliÄŸi ve toprak bütünlüğü içerisinde çözüme kavuÅŸturulmasının en büyük temennileri olduÄŸunu söyledi.

Mısır’la iliÅŸkilere de deÄŸinen ErdoÄŸan, “Mısır’la bir müddet duraÄŸan seyreden iliÅŸkilerimizi, her alanda geliÅŸtirmeye baÅŸladığımız bir döneme girdik. Bu yeni dönemde iÅŸbirliklerimizi karşılıklı fayda temelinde ilerletmeye kararlıyız.” diye konuÅŸtu.

ErdoÄŸan ayrıca, Orta DoÄŸu’ya kalıcı barışın gelebilmesinin ancak Filistin-İsrail sorununun nihai bir çözüme kavuÅŸturulabilmesiyle mümkün olduÄŸunu kaydetti.

“Filistin halkını ve devletini, uluslararası hukuk temelinde meÅŸru haklarına kavuÅŸması yolunda verdikleri mücadelede desteklemeyi sürdüreceÄŸiz.” diyen ErdoÄŸan, konuÅŸmasını şöyle sürdürdü:

“Bir kez daha tekrarlayacak olursak, 1967 sınırları temelinde bağımsız ve coÄŸrafi bütünlüğü haiz bir Filistin devleti hayata geçirilmeden, İsrail’in de aradığı huzuru ve güveni bulabilmesi zordur. Bu çerçevede, Kudüs’ün, özellikle de Harem-i Åžerif’in tarihi konumuna saygı gösterilmesinin takipçisi olmaya devam edeceÄŸiz.”

Türkiye’nin Balkanlarla, kökleri tarihe dayanan güçlü siyasi, ekonomik ve insani baÄŸları bulunduÄŸuna iÅŸaret eden ErdoÄŸan, Avrupa’nın bu kritik bölgesinde istikrarın saÄŸlanması, anlaÅŸmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesi için ikili, bölgesel ve uluslararası platformlarda yoÄŸun çaba gösterdiklerini bildirdi.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Son dönemde gerginleÅŸen Kosova ve Sırbistan arasındaki iliÅŸkilerin normalleÅŸmesi için yürütülen süreçleri aktif ÅŸekilde destekliyoruz.” ifadesini kullandı.

AB İLE İLİŞKİLER

AB ile iliÅŸkilere de deÄŸinen BaÅŸkan ErdoÄŸan, ÅŸu deÄŸerlendirmelerde bulundu:

“Bölgesel ve küresel sınamaların giderek giriftleÅŸen yapısı, Türkiye-Avrupa BirliÄŸi iliÅŸkilerinin saÄŸlıklı bir zeminde ilerletilmesine, her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduÄŸuna iÅŸaret ediyor. Avrupa BirliÄŸi’nden beklentimiz, uzun süredir ihmal ettiÄŸi ülkemize yönelik yükümlülüklerini süratle yerine getirmeye baÅŸlamasıdır. Özellikle Türkiye’ye yönelik sergilenen ikircilikli tavırların artık bir son bulması gerekiyor.”

Latin Amerika ve Karayipler coÄŸrafyasının, Türkiye’nin insani dış politikasının tüm unsurlarını harekete geçirdiÄŸi, dostluk baÄŸlarının her geçen gün kuvvetlendiÄŸi bir diÄŸer bölge olduÄŸunu aktaran ErdoÄŸan, gelecek dönemde bu iliÅŸkileri, Türkiye-Latin Amerika ve Karayipler Ortaklık Politikasına dönüştürmeyi hedeflediklerini dile getirdi.

KuruluÅŸunun 60. yıl dönümünde Afrika BirliÄŸi’nin, Kıta’nın kendi kaderini eline alıp ayaÄŸa kalkmasının abidevi bir sembolü olduÄŸuna dikkati çeken ErdoÄŸan, “Afrika’nın sorunlarına Afrikalı çözümler” bulma iradesiyle baÅŸlayan sürecin, dünyanın en önemli kalkınma projelerinden biri haline dönüştüğünü vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“Özellikle yürüdüğü bu yolda Afrika’ya eÅŸlik etmek amacıyla, Kıta’yla dostluk baÄŸlarımızı stratejik ortaklıkla taçlandırdık. Afrika BirliÄŸi’nin, bizim de çok güçlü destek verdiÄŸimiz G20 üyeliÄŸini memnuniyetle karşıladık. Bununla birlikte, Sahel Bölgesi’nin ciddi siyasi, ekonomik, sosyal ve güvenlik sınamalarıyla yüzleÅŸtiÄŸi bir gerçektir. Son dönemde sıkıntılı günler yaÅŸayan Nijer’in en kısa zamanda anayasal düzene, demokratik bir yönetime kavuÅŸmasını ümit ediyoruz. Nijer’e yapılacak herhangi bir askeri müdahalenin, bu ülkeyle birlikte bölgenin tamamını daha derin bir istikrarsızlığa sürükleme riski vardır.”

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, “Artık herkesin kabul ettiÄŸi gibi KarabaÄŸ, Azerbaycan toprağıdır. Bunun dışında bir statünün dayatılması asla kabul edilmeyecektir.” dedi.

Erdoğan, Yeniden Asya Girişimlerinin, ata yurdu Asya ile ilişkileri karşılıklı yarar ve ortak öncelikler temelinde daha da ileri taşıma iradelerinin sembolü haline geldiğini söyledi.

Güney Kafkasya’da barışın, huzurun ve iÅŸbirliÄŸinin tesisi yolunda önlerinde tarihi bir fırsat bulunduÄŸunu vurgulayan ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:

“Bu fırsatı deÄŸerlendirmek için Ermenistan ile iyi komÅŸuluk iliÅŸkilerini ve tam normalleÅŸmeyi hedefleyen bir süreç baÅŸlattık. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki görüşme sürecini başından beri destekledik. Ancak Ermenistan’ın, bu tarihi fırsatı yeterince deÄŸerlendiremediÄŸini görüyoruz. Ermenistan’ın baÅŸta Zengezur Koridoru’nun açılması olmak üzere verdiÄŸi sözleri yerine getirmesini bekliyoruz. Artık herkesin kabul ettiÄŸi gibi KarabaÄŸ, Azerbaycan toprağıdır. Bunun dışında bir statünün dayatılması asla kabul edilmeyecektir. Ermeniler dahil herkesin Azerbaycan topraklarında barış içinde yan yana yaÅŸaması öncelikli hedefimiz olmalıdır. ‘Tek millet, iki devlet’ ÅŸiarıyla hareket ettiÄŸimiz Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü korunma yönünde attığı adımları destekliyoruz.”

“ROHİNGA MÜSLÜMANLARINA YARDIM ELİNİ UZATMIÅž BİR ÜLKEYİZ”

Orta Asya ülkeleriyle iÅŸbirliÄŸini güçlendirdiklerini vurgulayan ErdoÄŸan, Türk Devletleri TeÅŸkilatı’nın, bölgesel ve küresel düzeyde giderek daha etkin bir aktör haline dönüşmesinden memnuniyet duyduklarını ifade etti.

Yarım asırdır zor günler yaşayan Afgan halkının, siyasi saiklerden bağımsız olarak, çok ciddi insani yardıma ve desteğe ihtiyacı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

“Ülkedeki geçici hükümetin, toplumun tüm kesimlerinin adil bir ÅŸekilde temsil edildiÄŸi kapsayıcı bir yönetime dönüşmesi, Afganistan’ın önünü açacak ve uluslararası alanda olumlu karşılık bulacaktır. Güney Asya’da bölgesel huzurun, istikrarın ve refahın önünü açacak bir diÄŸer geliÅŸme de KeÅŸmir’de ihtiyaç duyulan adil ve kalıcı barışın, Hindistan ve Pakistan arasında diyalog ve iÅŸbirliÄŸi yoluyla tesisi olacaktır. Türkiye olarak bu yönde atılacak adımlara desteÄŸimizi sürdüreceÄŸiz. Çin’in toprak bütünlüğü ve egemenliÄŸine saygı duyduÄŸumuzu, her fırsatta altını çizerek ifade ediyoruz. Bununla birlikte, güçlü tarihi ve insani baÄŸlarımızın olduÄŸu Uygur Türkleri’nin hak ve özgürlüklerinin korunmasıyla ilgili hassasiyetimizi dile getirmeyi ve gündemde tutmayı sürdüreceÄŸiz. Myanmar ve BangladeÅŸ’te zor ÅŸartlarda yaÅŸayan Rohinga Müslümanlarına ilk günden itibaren yardım elini uzatmış bir ülkeyiz. Yerlerinden edilmiÅŸ durumdaki Rohingaların anavatanlarına güvenli, gönüllü, onurlu ve kalıcı ÅŸekilde dönüşleri saÄŸlanana kadar kendilerine olan desteÄŸimiz devam edecek.”

“2030’DA SIFIR AÇLIK SLOGANINDAN, MAALESEF GİDEREK UZAKLAÅžIYORUZ”

ErdoÄŸan, gündemlerindeki önemi bir küresel sınamanın da enerji güvenliÄŸi olduÄŸunu belirterek, Türkiye’nin son 20 yıldır enerji alanında gerçekleÅŸtirdiÄŸi yatırımlar sayesinde kendi enerji güvenliÄŸini saÄŸlama yönünde önemli mesafe aldığını bildirdi.

Çalışmalarını enerjiyi bir çatışma unsuru olmaktan çıkarma ve kullanımını ortak fayda temelinde teşvik etme yönünde yoğunlaştırdıklarını vurgulayan Erdoğan, şunları dile getirdi:

“Bu doÄŸrultuda, DoÄŸu Akdeniz’den Hazar Havzası’na, Karadeniz’den Balkanlar’a kadar geniÅŸ bir coÄŸrafyada enerji alanında iÅŸbirliÄŸi ruhunu ve dayanışmayı ön plana çıkarmak için mücadele ediyoruz. Türkiye ulaÅŸtırma alanında da üzerinden veya çevresinden geçecek tüm projelere destek verebilecek jeopolitik konuma sahiptir. Teknolojik yenilikler, küresel ve bölgesel sınamaları çözmemiz için fırsat olarak deÄŸerlendirilmeli, rekabet gücünü artıracak bir koz olarak görülmemelidir. BirleÅŸmiÅŸ Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin en önemli baÅŸlıkları arasında yer alan ‘2030’da sıfır açlık’ sloganından, maalesef giderek uzaklaşıyoruz. DoÄŸrusu biz, açlığı 21’inci yüzyılda hala çözüme kavuÅŸturulamamış bir sorun olarak kabullenmekte zorlanıyoruz. Dünyanın bu kadar geliÅŸtiÄŸi, refahın bu kadar arttığı bir çaÄŸda, 735 milyon kiÅŸinin açılıkla boÄŸuÅŸmasının hiçbir izahı olamaz. Uzaya turistik yolculuk için yüz milyonlarca dolar harcanırken, Afrika’dan Asya’ya milyonlarca insan bir lokma yiyecek ekmek dahi bulamıyorsa, hiçbirimiz kendimizi güvende hissedemeyiz.”

“KÜRESEL SIFIR ATIK İYİ NİYET BEYANINI İMZALADIK”

Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin hayata geçirilmesi için tüm ülkeleri güçlü irade sergilemeye davet eden Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Kalkınma yardımları konusunda dünyanın en cömert ülkeleri arasında yer alan Türkiye’nin bu çaÄŸrıyı yapma hakkı olduÄŸuna inanıyoruz. İklim deÄŸiÅŸikliÄŸine baÄŸlı küresel sıcaklık artışının 1,5 santigrat dereceyle sınırlı tutulabilmesi giderek zorlaşıyor. Bunun ÅŸartlarından biri, kalkınmakta olan ülkelerin çabalarının finansal ve teknolojik olarak desteklenmesidir.

‘Gıda güvenliÄŸi’ iklim deÄŸiÅŸikliÄŸinden etkilenen alanların başında geliyor. Su ve toprak kaynaklarının sürdürülebilir kullanımına yönelik doÄŸru politikalar ve yatırımlar geliÅŸtirip uygulamalıyız. Çocuklarımıza, bilinçsiz tüketimden doÄŸan kirliliÄŸe boÄŸulmuÅŸ ve doÄŸal kaynakları tüketilmiÅŸ bir dünyayı miras bırakamayız. Bu anlayışla, daha yaÅŸanabilir ve adil bir dünya vizyonuyla, eÅŸim Emine ErdoÄŸan’ın himayesinde ülkemizde baÅŸlattığımız Sıfır Atık Hareketi’ni, BirleÅŸmiÅŸ Milletlerde 105 ülkenin ortak sunuculuÄŸunda kabul edilen kararla küresel boyuta taşıdık. Dün Türkevi’nde Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanını imzaladık. Sıfır Atık hedeflerimizin, iklim deÄŸiÅŸikliÄŸiyle mücadeleye ve sürdürülebilir kalkınma çabalarına önemli katkılar saÄŸlayacağına inanıyoruz. Buradan tüm ülkeleri, uluslararası kurumları ve sivil toplum kuruluÅŸlarını Sıfır Atık Hareketine destek vermeye davet ediyorum.”

“NEFRET SÖYLEMİ, KUTUPLAÅžMA VE AYRIMCILIK SIZLATMADIK VİCDAN BIRAKMIYOR”

Erdoğan, özellikle gelişmiş ülkelerde bir virüs gibi yayılan ırkçılık, yabancı karşıtlığı, İslam düşmanlığının artık tahammül edilemeyecek seviyelere ulaştığını dile getirerek, şöyle konuştu:

“Masum insanların maruz kaldığı nefret söylemi, kutuplaÅŸma ve ayrımcılık, dünyanın dört bir köşesinde sızlatmadık vicdan bırakmıyor. Ne yazık ki pek çok ülkede popülist siyasetçiler, bu tehlikeli akımları teÅŸvik ederek ateÅŸle oynamayı sürdürüyor. Avrupa’da Kur’an-ı Kerim’e karşı düzenlenen menfur saldırılara, ifade özgürlüğü maskesi altında izin vererek eylemleri teÅŸvik eden zihniyet, esasen kendi eliyle kendi geleceÄŸini karartmaktadır. Türkiye olarak, BirleÅŸmiÅŸ Milletler, AGİT ve İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı baÅŸta olmak üzere tüm platformlarda İslam düşmanlığıyla mücadeleye yönelik giriÅŸimleri desteklemeye devam edeceÄŸiz. Hangi inanca mensup olursa olsun, kutsallara saldırıyı kabullenmeyen tüm dostlarımızı da mücadelemize omuz vermeye davet ediyorum.”

“AİLEYE SAHİP ÇIKMAK, İNSANA VE TÜM İNSANLIÄžIN İSTİKBALİNE SAHİP ÇIKMAK DEMEK”

Her birine birkaç cümleyle temas etmeye çalıştığı tüm bu meydan okumalarla mücadelenin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirten Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu sorumluluÄŸu ancak etkin iÅŸbirliÄŸi, dayanışma ve insani deÄŸerlere sıkı sıkıya sahip çıkarak yerine getirebiliriz. Maalesef son dönemde insanı insan yapan kadim deÄŸerler, çok ağır saldırı altındadır. DoÄŸrudan insanı, insanın fıtratını, geleceÄŸini ve sosyal bünyeyi tehdit eden bu saldırıların hedefinde öncelikle aile vardır. Bu bakımdan aileye ve aile müessesesine sahip çıkmak, insana ve tüm insanlığın istikbaline sahip çıkmak demektir. Giderek artan küresel dayatmalar karşısında tüm dostlarımızı aile müessesesinin korunmasında hassasiyet göstermeye çağırıyorum. Bu sene 100’üncü yılını kutlayan Türkiye Cumhuriyeti olarak herkes için barış, refah, güvenlik yönünde, tüm insanlığın yararına adımlar atmayı sürdüreceÄŸiz. BirleÅŸmiÅŸ Milletler Genel Kurulu’nun 78’inci toplantısında yapılacak çalışmaların, küresel iÅŸbirliÄŸi ve dayanışma ruhunu güçlendirmesini temenni ediyorum.”

ErdoÄŸan, konuÅŸmasının sonunda, 6 Azerbaycan vatandaşının ÅŸehit edilmesine iliÅŸkin “Ermenistan-Azerbaycan arasındaki son olumsuz geliÅŸmeyi kesinlikle kınıyorum ve bölgedeki geliÅŸmelerin süratle sona ermesini temenni ediyorum.” dedi.

Next Post
İran CumhurbaÅŸkanı Reisi BM Genel Kurulu’nda konuÅŸtu

İran Cumhurbaşkanı Reisi BM Genel Kurulu'nda konuştu

KÖŞEYAZARLARI

avatar for İbrahim Şerenİbrahim Şeren
Üstad! Gözlerimiz Hep Sizi Arayacak
avatar for Musa AyaztekinMusa Ayaztekin
Hiç Düşündünüz mü Nedir Bu “Allah-u Ekber”?
avatar for Åžirali BayatÅžirali Bayat
SİNEMA VE MEDYANIN TOPLUMA ETKİSİ
avatar for Hüseyin ÇaçaHüseyin Çaça
İFRAT VE TEFRİT
avatar for Ali_Akin CabaAli_Akin Caba
Caferî Âlimler Birliği Olağan Genel Kurul İlanı (2025)

ÖNE ÇIKANLAR

Caferî Âlimler Birliği Olağan Genel Kurul İlanı (2025)

Caferî Âlimler Birliği Olağan Genel Kurul İlanı (2025)

Nisan 16, 2025
İran’dan ABD’ye Net Mesaj

İran’dan ABD’ye Net Mesaj

Nisan 6, 2024
Türkiye’de Dünya Kudüs Günü Etkinlikleri

Türkiye’de Dünya Kudüs Günü Etkinlikleri

Nisan 6, 2024
Zeynebiye’de Kudüs Günü

Zeynebiye’de Kudüs Günü

Nisan 6, 2024
caferialimler

Türkiye Caferi Alimler Birliği Resmi Web Sitesi

Sosyal Kanallarımız

HABER KATEGORİLERİ

  • CABİR ile Gündem Ehl-i Beyt
  • DÜNYA
  • duyurular
  • EĞİTİM
  • ETKİNLİKLER
  • FIKIH
  • FIKIH SORULARI
  • Foto Galeri
  • Genel
  • GÜNCEL SORULAR
  • GÜNDEM
  • Günün Hadisi
  • HABER ANALİZ
  • İKİTADİ SORULAR
  • İNANÇ
  • KÜLTÜR SANAT
  • KURAN-I KERİM
  • MANÅžET HABERLER
  • MEDYA
  • MERSİYE
  • önecıkan
  • SİYASİ HABERLER
  • SORU-CEVAP
  • TARİH SORULARI
  • TÜRKİYE
  • Uncategorized
  • Video Galeri

EN SON HABERLER

Caferî Âlimler Birliği Olağan Genel Kurul İlanı (2025)

Caferî Âlimler Birliği Olağan Genel Kurul İlanı (2025)

Nisan 16, 2025
İran’dan ABD’ye Net Mesaj

İran’dan ABD’ye Net Mesaj

Nisan 6, 2024
  • ANASAYFA
  • GÜNDEM
  • DÜNYA
  • MANÅžET HABERLER
  • TÜRKİYE
  • HAKKIMIZDA
  • İLETİŞİM
  • YÖNETİM KURULU

© 2022 Caferialimler.com haber ve paylaşım sitesi webmaster Hasan Uzunçam

No Result
View All Result
  • ANASAYFA
  • MANÅžET HABERLER
  • GÜNDEM
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
  • HAKKIMIZDA
  • YÖNETİM KURULU
  • İLETİŞİM

© 2022 Caferialimler.com haber ve paylaşım sitesi webmaster Hasan Uzunçam