Dünyanın sonu ne olacaktır sıkça sorulan bu ve benzeri soruların cevabı Kur’an’ın farklı yerlerinde görülebilir. Örneğin gök yarılır, yer gerilir.
Yüce kitabımız kuranı kerimin sürelerinden biri olan İnşikâk suresi Mekke döneminde inmiştir. 25 ayettir. 30. Cüzde yer almakta olup kuranı kerimdeki süreler sıralamasında seksen dördüncü, iniş sırasına göre ise seksen üçüncü suredir.
Sure, adını birinci ayette geçen “inşakka” fiilinin mastarı olan “İnşikâk” kelimesinden almıştır.
İnşikâk, yarılmak, ayrılmak demektir.
Kıyamet gününün alametlerinden ve dünyanın sonundan bahsediyor. O gün insanların iki gruba ayrılacağını söylüyor: Kitapları sağlarından verilenler ve hesabı kolay olanlar. Ve defterleri arkalarında bulunanlar. Kızgın ateşe atılacaklar.
İnşikâk suresinin diğer Mekki sureler gibi ana ekseni mead ve ahiret olaylarını anlatmaktadır. Bu olayların arasında gökyüzünün yarışmasına dikkat çekerek iki grubun durumundan bahseder:
1- Ashâbü’l- Yemin: Amel defteri sağ tarafından verilenler
2 -Ashâbü’ş- Şimâl: Amel defteri sol tarafından verilenler.
El Mizan tefsirine göre surede başlıca ele alınan konular arasında Kıyametin gelişi, insanın Rabbine yakınlaşma çabası ve bu dünyada yaptığı amellerden dolayı hesap vermesi yer alır.
Surenin başında muhatapların dikkati kıyamet günü arifesinde göğün ve yerin yarılması kesin olarak bildirilip her şeyin yerli yerine konacağı belirtilmektedir. Daha sonra insanlara hitap ederek cahil, başıboş şekilde günlerini geçiren insanları belli bir sonun beklediği konusunda uyarıda bulunuyor. Onlara doğru ve yanlış yola gitmenin sonucunu hatırlatır. Amel defterleri sağdan verilenler ne kadar mutluysa diğer grubun ise ne kadar bedbaht olduğu belirtiliyor. Bu insanlar kıyameti bu dünyada düşünmedikleri için, o gün bin defa ölümü dilerler, fakat alevlerden başka çareleri yoktur.
Surenin ikinci bölümünde, günün sonunu gösteren Şafak vaktinin resmi çizilerek dünyanın sonuna dikkat çekilmiş aynı halde insanoğlunun izlediği yolu, gece ve gündüzün hareketine ve ayın otuz gün boyunca gösterdiği değişimlere benzeterek insanın tıpkı ay ve güneş gibi kendisinin de Allah’ın emri altında olduğunu idrak etmesini sağlar.






