İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı (İİT) Ekonomik ve Ticari İşbirliÄŸi Daimi Komitesinin (İSEDAK) 39. Bakanlar Toplantısı’nda konuÅŸan CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, “Åžu anda Gazze kasabı olan Netanyahu, bir savaÅŸ suçlusu olmanın ötesinde kesinlikle Gazze kasabı olarak aynı Miloseviç nasıl yargılandıysa, bu yargılanacaktır. Gazze’nin yeniden imarıyla ilgili hazırlıklara da ÅŸimdiden baÅŸlamalıyız. İsrail’in Gazze’yi insansızlaÅŸtırma politikalarına karşı da çok net bir duruÅŸ sergilemeliyiz. Farklı hevesler peÅŸinde koÅŸan İsrailli yöneticilere ÅŸu gerçeÄŸi bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Gazze, bir Filistin toprağıdır. Gazze Filistinlilerindir, ebediyen de öyle kalacaktır” dedi.
39. İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı (İİT) Ekonomik ve Ticari İşbirliÄŸi Daimi Komitesinin (İSEDAK) Bakanlar Oturumu Açılış Programı İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleÅŸti. Programda açılış konuÅŸmasını CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan yaptı. Kuran-ı Kerim’in okunmasıyla baÅŸlayan toplantıda İsrail’in Gazze’de gerçekleÅŸtirdiÄŸi saldırıya iliÅŸkin video gösterimi yapıldı.
 BİRLEÅžMİŞ MİLLETLER KENDİ ÇALIÅžANLARINI DAHİ İSRAİL’İN BARBARLIÄžINDAN KORUYAMIYOR
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Özellikle 7 Ekimden beri İsrail’in ahlaksız saldırılarına raÄŸmen vatanlarına sahip çıkan Gazzeli ve Filistinli kardeÅŸlerimi yürekten selamlıyorum. Dünyanın farklı köşelerinde Müslümanca yaÅŸama mücadelesi veren tüm kardeÅŸlerime de buradan muhabbetlerimi gönderiyorum. Bu yıl Cumhuriyetimizin kuruluÅŸunun 100’üncü seneyi devriyesini idrak ediyoruz. CoÄŸrafyamızda kurduÄŸumuz devletler zincirinin son halkası olan Türkiye Cumhuriyeti ÅŸanla, ÅŸerefle, baÅŸarılarla dolu geçen bir asrı geride bıraktı. Maziden atiye uzanan bu kutlu yürüyüşümüzü Allah’ın izniyle Türkiye Yüzyılı’yla taçlandırmadan durmayacağız. Bunu da siz kardeÅŸlerimizle birlikte omuz omuza baÅŸaracağız. Gazze baÅŸta olmak üzere iÅŸgal edilmiÅŸ Filistin topraklarında büyük bir vahÅŸetin yaÅŸandığı bu günlerde sergileyeceÄŸimiz iÅŸ birliÄŸi çok daha önemli hale geliyor. İsrail’in 7 Ekim’de baÅŸlayan katliamları, esir takasları sebebiyle 6 gün süren fasılanın ardından 1 Aralık itibariyle yeniden hızlandı. Sivilleri ve sivil yerleÅŸim yerlerini hedef alan İsrail saldırılarında 16 binin üzerinde ÅŸehit ve 36 binin üzerinde yaralı verildi. Gazze’de ÅŸehit edilen her 3 kiÅŸiden 2’sini çocuklar, bebekler ve kadınlar oluÅŸturuyor. Kendilerinden haber alınamayan Gazzeli sayısı 6 bin 500’ü geçti. İsrail zulmünün kurbanları arasında 73 gazeteci ve 100’ün üzerinde BirleÅŸmiÅŸ Milletler görevlisi de var. Öyle bir tablo ki küresel güvenlik ve barışı korumak için kurulan BirleÅŸmiÅŸ Milletler kendi çalışanlarını dahi İsrail’in barbarlığından koruyamıyor. Avrupası’ndan Amerika’sına kadar insan hak ve hürriyetlerinin savunuculuÄŸunu yapan güçlerin içine düştükleri acziyet ise daha vahimdir. Bu ülkeler adeta İsrail’e daha fazla çocuk öldürmesi, hastane, okul, ev vurması, daha fazla masum kanı dökmesi için ÅŸartsız destek veriyor. Uluslararası basın kuruluÅŸları Gazze’de öldürülen meslektaÅŸları için tek bir cümle kuramıyor. İsrail’e karşı tek bir eleÅŸtiri getiremiyor. Oysa bunlar bize, hepimize, yıllarca demokrasi ve hukuk dersi vermiÅŸlerdi. Söze her baÅŸladıklarında basın özgürlüğünden bahseden bunlar deÄŸil miydi? Fail Müslüman olunca ortalığı ayaÄŸa kaldıranların hepsi bugün İsrail’in hoyratça sergilediÄŸi katliamlara kör ve sağır kesilmiÅŸ durumdalar. İsrail saldırılarında fiziken ölenler, Filistinliler olabilir ama bu zulme destek vererek veya sessiz kalarak İsrail’in safında yer alan her kiÅŸi kurum ve ülkenin gururla önümüze koyduÄŸu o ÅŸatafatlı ideolojileri, sözleÅŸmeleri, beyannameleri, ilkeleri yerle yeksan olmuÅŸtur. Bunca masumun ölümünü sessizce geçiÅŸtirmeye hatta Hamas bahanesiyle meÅŸrulaÅŸtırmaya çalışanların artık insanlığa söyleyecek tek bir sözleri dahi kalmamıştır” dedi.
İSRAİL’E ÅžARTSIZ DESTEK VEREN BATI KÖR VE SAÄžIR
Batılı ülkeler İsrail’e daha fazla çocuk öldürmesi için ÅŸartsız destek veriyor. Batı kör ve sağır. Uluslararası basın kuruluÅŸları öldürülen meslektaÅŸları için tek cümle kuramıyor. Bunlar bize yıllarca demokrasi ve hukuk dersi vermiÅŸti. Basın özgürlüğünden bahseden bunlar deÄŸil miydi.
Şatafatlı ideolojileri, beyannameleri, ilkeleri yerle yeksan olmuştur. Bunca masumun ölümünü Hamas bahanesi ile geçiştirmeye çalışanların insanlığa söyleyecekleri bir şey kalmamıştır.
BÖYLE BİR YAPININ BARIŞI GETİRMESİ MÜMKÜN DEĞİL
Gazze, küresel sistem açısından bir turnusol kağıdı iÅŸlevi gördü. Åžahit olduklarımız batılı demokrasilerden küresel ÅŸirketlere birçok yapının gerçek yüzünü bize gösterdi. BM kurumsal olarak Gazze imtihanından baÅŸarısız çıktı. BM Genel Kurulu’nda 121 evet oyu ile kabul edilen karar kıymetli adımdı. Yapısı nedeniyle kadük kaldı. Akan kanın durmasında tesirli olamadı. Bu tablo bile 2 milyarlık Müslüman alemi olarak nasıl bir cendereye sıkıştırıldığımızı gösteriyor. Bir tarafta kan akmasın diyen 121 ülke diÄŸer tarafta İsrail’e açık çek veren 3-5 ülke var. Böyle bir yapının ne barışı getirmesi ne de insanlığa umut getirmesi mümkün deÄŸil.
161 ÜLKENİN İRADESİ YOK SAYILDI
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Arkasındaki riyakarlığı biliyor olsak da, insanlığın ortak çıkarına hizmet edebileceÄŸi ümidiyle hüsnüniyetle baktığımız bütün bir 20. Yüzyıl tasarımının gözlerimizin önünde çöküşünü izliyoruz. Tüm ÅŸehirlerimize raÄŸmen yazık demekten kendimizi alamıyoruz. Çünkü her dönemin kapanışı ve yenisinin inÅŸası süreci gibi önümüzdeki yıllar da çok sancılı, sıkıntılı, kanlı ve risklerle dolu olacaktır. Bu süreci kendimizle birlikte, dostlarımızın ve kardeÅŸlerimizin tamamı için en büyük kazanımlara tebdil etmek bizlerin elindedir. Bunun için daha çok çalışmak, daha çok mücadele etmek azmindeyiz. Gazze, küresel sistem açısından bir turnusol kağıdı iÅŸlevi gördü. Savaşın baÅŸladığı 7 Ekim’den bu yana ÅŸahit olduklarımız, uluslararası örgütlerden, insan hakları kuruluÅŸlarına, batılı demokrasilerden küresel ÅŸirketlere pek çok yapının gerçek yüzünü bize gösterdi. BirleÅŸmiÅŸ Milletler kurumsal olarak Gazze imtihanından baÅŸarısız çıktı. Genel Sekreter Sayın Guterres’in samimi gayretleri, maalesef bizzat güvenlik konseyi üyeleri tarafından sabote edildi. BirleÅŸmiÅŸ Milletler Genel Kurulu’nda 121 evet oyuyla kabul edilen karar, insanlığın vicdanına tercüman olması bakımından kıymetli bir adımdı ancak bu karar BirlemiÅŸ Milletlerin mevcut yapısı nedeniyle kadük kaldı. Akan kanın durması noktasında tesirli olamadı, maalesef 40 çekimser oyla birlikte 161 ülkenin iradesi yok sayıldı. Sadece bu tablo bile 2 milyarlık Müslüman alemi olarak nasıl bir cendereye sıkıştırıldığımızı göstermeye kafidir. Bir tarafta savaÅŸ dursun, daha fazla kan akmasın diyen 121 ülke var. DiÄŸer tarafta İsrail’in saldırılarına açık çek veren 3-5 ülke var. Bu 3-5 ülke ne zaman tamam derse ancak o zaman harekete geçen bir küresel mekanizma var. Böyle bir yapının ne barışı getirmesi, ne çatışmaları durdurması ne de insanlığa umut olması mümkün deÄŸildir” diye konuÅŸtu.
NÜKLEER SİLAHLAR MESELESİNİN UNUTULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Bizim yıllardır, dünya 5’ten büyüktür diyerek ifade ettiÄŸimiz BirleÅŸmiÅŸ Milletler Güvenlik Konseyi’nin adaletsiz ve krizlerin çözümünde iÅŸlevsiz kalan bu çarpık yapısı, bir an önce deÄŸiÅŸtirilmelidir. Hiçbirimiz, bu sistemi kabullenmek mecburiyetinde deÄŸiliz. Hiçbirimiz, böyle gelmiÅŸ, böyle gider diyemeyiz. Artık itirazlarımızı daha gür bir seda ile dillendirmemiz gerekiyor. Müslümanlar olarak daha adil bir dünya mümkündür diyoruz. Bu ideal doÄŸrultusunda mücadele etmek, sadece kendi vatandaÅŸlarımıza deÄŸil, gelecek nesillere karşı da sorumluluÄŸumuzdur. Elbette bunu yaparken kenarda beklemeyecek, elimizdeki imkanlardan sonuna kadar istifade etmeye çalışacağız. KuruluÅŸ gayesi Filistin davasını savunmak olan İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı, mücadelenin tek ses ve tek vücut olarak yürütülmesi noktasında bizlere önemli bir zemin sunuyor. Arap ligiyle birlikte Riyad’da gerçekleÅŸtirilen olaÄŸanüstü ortak zirveyle İslam dünyası olarak Filistin meselesindeki duruÅŸumuzu ortaya koyduk. Zirvede iÅŸgalci yerleÅŸimcilerin ilk kez terörist olarak tanımlanması baÅŸta olmak üzere gerçekten kilometre taşı mahiyetinde kararlar aldık. İsrail’in katilliÄŸi yanında hırsızlığı da artık uluslararası alanda giderek daha çok dillendirilmeye baÅŸlandı. Zirve kapsamında teÅŸkil edilen dışiÅŸleri bakanları temas grubu, çeÅŸitli ülkelerde görüşmeler yürüttü. Gazze’de akan kan duruncaya kadar bu görüşmeler devam edecek. Ayrıca baÅŸka adımlar da atmamız lazım. İsrailli yöneticilerin iÅŸledikleri savaÅŸ suçları dolayısıyla sorumlu tutulmaları bunlardan biridir. BirleÅŸmiÅŸ Milletler İnsan Hakları Konseyi’ni ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni bu kapsamda mutlaka deÄŸerlendirmeliyiz. Aynı ÅŸekilde İsrail’in mevcudiyetini kabul ettiÄŸi nükleer silahlar meselesinin de unutulmasına izin vermeyeceÄŸiz” dedi.
GAZZE KASABI NETANYAHU
“İsrail’in atom bombası var mı? Var ” diyen CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Ama sorarsan yok diyorlar. Biz bunun ne olduÄŸunu gayet iyi biliyoruz. Åžu anda Gazze kasabı olan Netanyahu, bir savaÅŸ suçlusu olmanın ötesinde kesinlikle Gazze kasabı olarak aynı Miloseviç nasıl yargılandıysa, bu yargılanacaktır. Gazze’nin yeniden imarıyla ilgili hazırlıklara da ÅŸimdiden baÅŸlamalıyız. İsrail’in Gazze’yi insansızlaÅŸtırma politikalarına karşı da çok net bir duruÅŸ sergilemeliyiz. Farklı hevesler peÅŸinde koÅŸan İsrailli yöneticilere ÅŸu gerçeÄŸi bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Gazze, bir Filistin toprağıdır. Gazze Filistinlilerindir, ebediyen de öyle kalacaktır” dedi.
KİMSE BİZE PARMAK SALLAYAMAZ
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “İslam dünyası olarak Gazze’nin tek bir karış toprağını dahi iÅŸgalci İsrail’e bırakmamak, hepimizin boynunun borcudur. Bunu sadece Gazzeli ve Flistinli kardeÅŸlerimiz için deÄŸil, aynı zamanda kendi güvenliÄŸimiz, kendi toprak bütünlüğümüz için de yapmalıyız. Bugün Gazze’yi iÅŸgal edenlerin yarın arzı mevud hezeyanıyla baÅŸka yerlere göz dikeceÄŸini çok iyi biliyoruz. Nitekim bu niyetlerini artık saklama ihtiyacı bile hissetmiyorlar. Gazze kasabı Netanyahu, meselenin Gazze veya Ramallah olmadığını, yayılmacı hedefler peÅŸinde koÅŸtuÄŸunu kameralar önünde bizzat ifÅŸa etti. Dolayısıyla bugün, Gazze’yi ve Filistin’i savunmak demek, Kudüs’le birlikte Mekke’yi, Medine’yi, İstanbul’u savunmak, Åžam’ı, Beyrut’u, BaÄŸdat’ı ve diÄŸer İslam beldelerini de savunmak demektir. Yangının, acının ve feryadın bizim ocağımıza ulaÅŸmasını beklersek Allah korusun o yangın bir gün mutlaka evimize gelecektir. Asya’dan Afrika’ya, Amerika’dan Avrupa’ya 2 milyar ferdi olan büyük bir aile olduÄŸumuzun ÅŸuuru ve duyarlılığıyla hareket ettiÄŸimiz takdirde, kimse bizi tehdit edemez, kimse bize parmak sallayamaz” diye konuÅŸtu.
TÜM ÇABALARIMIZI ÇOK YÖNLÜ BİR ŞEKİLDE SÜRDÜRECEĞİZ
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Filistin halkıyla dayanışmamızı artırmamız, bilhassa kardeÅŸlerimizin bu zor günlerinde çok daha kritik hale gelmiÅŸtir. Türkiye olarak uluslararası alandaki çabalarımızın yanı sıra, insani yardımlarımızı da bölgeye ulaÅŸtırmaya çalışıyoruz. Mısırlı kardeÅŸlerimizle iÅŸbirliÄŸi içinde ÅŸimdiye kadar 12 uçak dolusu malzemeyi ve 2 sivil yardım gemisini sevk ettik. Kanser hastaları ve çocuklar baÅŸta olmak üzere yaralıların Türkiye’ye intikalini saÄŸladık. Bu hastaları biz de bizzat ziyaret ettik. Ülkemiz ve milletimiz adına acılarını paylaÅŸtık. EÅŸimin himayesinde pek çok ülkeden devlet ve hükümet baÅŸkanlarının eÅŸleriyle özel temsilcilerin katılımıyla düzenlenen Filistin için tek yürek toplantısı da ülkemizin duruÅŸunu göstermesi açısından anlamlıydı. İnÅŸallah tüm bu çabalarımızı çok yönlü bir ÅŸekilde sürdüreceÄŸiz” dedi.
BARIÅžA GİDEN YOL FİLİSTİN DEVLETİ’NİN KURULUÅžUNDAN GEÇMEKTEDİR
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “1967 sınırlarında baÅŸkenti Kudüs olan bağımsız, egemen ve coÄŸrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti’nin vücut bulmasının ne kadar önemli olduÄŸu tekrar anlaşılmıştır. Bölgemizde barışa giden yol Filistin Devleti’nin kuruluÅŸundan geçmektedir. Biz bu çerçevede bir barışın tesisi ve temini için diÄŸer ülkelerle birlikte garantörlük dahil her türlü mesuliyeti üstlenmeye hazırız. Müslümanlar olarak tehdit boyutu artan sorunlarımızdan birisi de İslam düşmanlığıdır. Avrupa’nın birçok ülkesinde göçmen nüfusun kahir ekseriyetini oluÅŸturan Müslümanlar her gün bir baÅŸka yabancı düşmanı, ırkçı, ayrımcı ve İslam karşıtı muameleye maruz kalmaktadır. Son yıllarda özellikle Batı Avrupa ülkelerinde yaÅŸayan vatandaÅŸlarımıza, mülklerine ve camilerine yönelik saldırı ve tehditlerle artış yaÅŸanıyor. Ocak 2023’ten bu yana İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı ülkelerin Avrupa’da bulunan büyükelçiliklerinin önleri baÅŸta olmak üzere Kuran-ı Kerim’in yakıldığı 500’e yakın İslam karşıtı saldırı gerçekleÅŸtirildi. Geçen hafta Filistin keffiyesi takan 3 genç, Amerika BirleÅŸik Devletleri’nde sokak ortasında silahlı saldırıya uÄŸradı. Bunun örneklerini uzatmak mümkün. İslam düşmanlığı batı toplumlarında veba gibi yayılırken hükümetler tarafından maalesef hiçbir tedbir alınmıyor. Kuranı Kerim’e yönelik alçakça eylemler, ifade özgürlüğü kisvesi altında meÅŸru ve mazur gösteriliyor. Bu saldırılara göz yumanların mesele Filistin ve Gazze’deki masumların haklarını savunmak olduÄŸunda birden nasıl yasakçı davrandıklarını hep birlikte gördük, görüyoruz” diye konuÅŸtu.
İSLAMİ FİNANS ZİRVESİ’NE NİSAN AYINDA İSTANBUL’DA EV SAHİPLİĞİ YAPMAKTAN MEMNUNİYET DUYACAÄžIZ
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Fikir ve toplanma hürriyeti diyenlerin aslında böyle bir hassasiyetlerinin bulunmadığını biz çok iyi biliyoruz. Burada asıl amaç Müslümanları kışkırtarak tıpkı 85 sene önce olduÄŸu gibi bir Müslüman sorunu oluÅŸturmaktır. Allah’ın izniyle biz buna fırsat vermeyeceÄŸiz. Bizi ve kardeÅŸlerimizi çekmek istedikleri tuzaÄŸa düşmeyeceÄŸiz. İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı üyesi ülkeler olarak bu nefret suçlarına karşı ortak hareket etmemizin ehemmiyetini, tekrar vurgulamakta fayda görüyorum. Gerek ikili düzeyde, gerekse uluslararası platformları kullanarak nefret suçlarıyla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceÄŸiz. İslam ülkeleri arasında tercihli ticaret sisteminin geçtiÄŸimiz yıl yürürlüğe girmiÅŸ olmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Sisteme dahil olan ülkelerin gerekli tedbirleri alarak uygulamalarına önem veriyoruz. Sisteme henüz taraf olmamış ülkeleri de bir an evvel katılmaya davet ediyoruz. Birlikte geliÅŸtireceÄŸimiz ekonomik fırsatlar, refahı, bereketi ve ekonomik istikrarı beraberinde getirecektir. Ülkelerimiz arasındaki ticareti ve yatırımları teÅŸvik edecek ve artıracak bir diÄŸer önemli husus ise uyuÅŸmazlıkların çözümü meselesidir. Özellikle faaliyetlerini İstanbul’da sürdüren İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı tahkim merkezinin yatırım ve ticari uyuÅŸmazlıkların çözümü noktasında önemli bir adres olması için sizlerin de desteÄŸini çok kıymetli buluyoruz. İSEDAK KOBİ programının teÅŸkilat üyesi ülkelerde faaliyet gösteren KOBİ’lerin güçlendirmelerine katkı saÄŸlayacağına inanıyoruz. Elektronik ticaretin geliÅŸtirilmesi, bu konuyu, bu seneki bakanlar toplantımızın istiÅŸare toplumunun ana teması olarak belirledik. Elektronik ticaret ve dijital dönüşüm alanının yenilikçiliÄŸi teÅŸvik ettiÄŸi ve ekonomik büyümede yeni fırsatlar sunduÄŸu aÅŸikardır. Helal gıda meselesi iÅŸ birliÄŸimizi yoÄŸunlaÅŸtırmamız gereken çok önemli bir alanı teÅŸkil ediyor. Helal akreditasyon kurumları İslami formunun kurulmasını ve ilk toplantısını geçtiÄŸimiz ay gerçekleÅŸtirmesini memnuniyetle karşılıyoruz. Forum kapsamında yapılacak çalışmalar ülkelerimiz arasındaki ticaretin artmasına önemli katkılar saÄŸlayacaktır. Yine ülkelerimiz arasında altın borsası ve uluslararası yatırım fonu gibi helal ve yenilikçi ürün alternatiflerinin geliÅŸtirilmesini teÅŸvik ediyoruz. Finans alanında maalesef henüz arzu ettiÄŸimiz tabloyu yakalayamadık. Oysa küresel finansın ağırlık merkezi Batı’dan DoÄŸu’ya doÄŸru kaymaktadır. Ülkemizle birlikte bölgemizin de potansiyelini deÄŸerlendirmek üzere Nisan ayında İstanbul Finans Merkezi’ni açtık. Toplam 1,4 milyon metrekareyi bulan alanıyla İstanbul Finans Merkezi özellikle fintek ve katılım finansta sektörün kalbi olmaya aday bir projedir. Stratejik önemi yüksek bu merkezden teÅŸkilatımızın ve siz dostlarımızın da faydalanmasını arzu ediyoruz. El Bereke Forumu’nu İstanbul Finans Merkezi’ne taşımak suretiyle, İslam ekonomisi alanındaki iÅŸ birliÄŸimizi güçlendirmek amacındayız. El-Bereke İslami Finans Vakfı’nın böyle bir adım atmasının bu alandaki fikri ve teorik zeminin zenginleÅŸmesine katkı saÄŸlayacağına inanıyorum. Dünyadan önde gelen akademisyen yatırımcı bankacı ve araÅŸtırmacıları bir araya getirecek İslami Finans Zirvesi’ne Nisan ayında İstanbul’da ev sahipliÄŸi yapmaktan memnuniyet duyacağız. Zirveye İslami Bankalar ve finansal kurumlar genel konseyi, İslam Kalkınma Bankası ile İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı’nın gereken desteÄŸi vermesini bekliyoruz” diye konuÅŸtu.
ErdoÄŸan, “İSEDAK, sektörel çalışma grubu toplantılarında bir çok kalkınma meselesi bu yıl ülkelerimizden ilgili uzmanların katılımıyla ele alındı. Çalışma grupları tarafından geliÅŸtirilen politika tavsiyeleri, ülkelerimizin kalkınmasına ve vatandaÅŸlarımızın refahının artmasına destek olacaktır. Bu politika tavsiyelerinin hayata geçirilmesi noktasında İSEDAK proje destek programları önemli bir iÅŸlevi yerine getiriyor. Bugüne kadar İSEDAK proje finansmanı kapsamında 130, İSEDAK Covid Müdahale Programı kapsamında 14 ve İSEDAK Kudüs Programı kapsamında 13 proje baÅŸarıyla hayata geçti. Ayrıca bu yıl, dijital dönüşüm iÅŸ birliÄŸi alanına yönelik projeleri de destekleme kararı aldık. Bu destek mekanizmalarından ülkelerimizin daha çok yararlanmasını temenni ediyoruz. Hayırda yarışmayı emreden bir dinin mensupları olarak hep birlikte ülkelerimiz arasındaki dayanışmayı, dostluÄŸu ve iÅŸ birliÄŸini pekiÅŸtirmek için elimizden gelen her türlü çabayı göstereceÄŸimize yürekten inanıyorum” dedi.






