Yemenliler İsrail’i Neden Tedirgin Ediyor?
  İsrail’in 1967’deki altı gün savaşında olduÄŸu gibi bölgedeki sınırları deÄŸiÅŸtirebildiÄŸi o günler artık geride kaldı. Bölge 1960’lar ve 1970’lerden bu yana büyük deÄŸiÅŸimler geçirdi.
Büyük ihtimalle Tel Aviv’deki eski ve mevcut yöneticiler Yemen’de Ensarullah adında bir grubun İsrail’i tedirgin edebileceÄŸini hiç düşünmüyordu.
Batı bile Yemen’in bölgede son derece önemli bir aktöre ve İsrail ile Batı için büyük bir baÅŸ aÄŸrısına dönüşeceÄŸini hayal edememiÅŸti.
Ensarullah’ın Gazzelileri savunmak için gösterdiÄŸi cesaret son derece ÅŸaşırtıcı ve dikkate deÄŸer.
Yemenli güçler İsrail gemilerini ve İsrail’e giden diÄŸer gemileri cesurca hedef alıyor. BM’ye bakılırsa İsrail’e yardım ve muhimmat taşıyan gemiler Ekim başından bu yana 2.3 milyon Gazzeli için “yeryüzünde cehennem” yarattı.
Ensarullah’ın gösterdiÄŸi cesaret, Arap halkının baskı altındaki Filistin halkına karşı empati ve sorumluluk duygusunun somut bir ifadesi.
Yemen silahlı kuvvetleri, İsrail varlığına giden iki konteyner gemisini iki adet uygun donanma füzesiyle hedef aldıklarını duyurdu.
Yemen resmi silahlı kuvvetler sözcüsü Yahya Seri, 15 Aralık’ta yaptığı açıklamada deniz kuvvetlerinin iki konteyner gemisine (MSC Alanya ve MSC PALATIUM III) karşı askeri bir operasyon düzenlediÄŸini açıkladı.
Sana’da (Yemen’in baÅŸkenti) Gazze’deki Filistin halkına destek amacıyla düzenlenen “Zafere Kadar Gazze’yle” adlı yürüyüş sırasında okunan açıklamada Sari, iki geminin hedef alınmasının mürettebatlarının Yemen deniz kuvvetlerinden gelen çaÄŸrılara ve ateÅŸli uyarı mesajlarına yanıt vermeyi reddetmelerinin ardından meydana geldiÄŸini doÄŸruladı.
Sözcü aynı zamanda Yemen’in uluslararası hukuka saygısında ısrar ederek, Yemen silahlı kuvvetlerinin İsrail limanları hariç dünyanın tüm limanlarına giden tüm gemilere güvence verdiÄŸini söyledi.
“O GÜNLER GERİDE KALDI”
- yüzyılın baÅŸlarında İngiltere ve Fransa Orta DoÄŸu’nun haritasını çizdi. Ancak o zamandan bu yana köklü deÄŸiÅŸiklikler meydana geldi. Artık sadece İsrail deÄŸil, Batılı destekçileri de Yemenlilerin kendileri için yarattığı büyük felaketi derinden hissediyor.
Ayrıca 1980’lerde İsrail tankları Beyrut sokaklarında gururla dolaşıyordu. Ancak Lübnanlı Hizbullah güçlerinin 2006 yazında İsrail ordusuna Tel Aviv’de siyasi ve askeri bir krize neden olacak kadar büyük bir darbe indirmesi uzun sürmedi.
Aynı ÅŸekilde, İsraillilerle taÅŸlarla savaÅŸan Filistinlilerin ÅŸimdi iÅŸgal altındaki toprakların kalbi Tel Aviv’e roket ve füze atması, İsraillileri ve yöneticilerini sakin bir uykudan mahrum bırakan müthiÅŸ bir hamle olarak tarihe geçti.
Ensarullah güçlerinin bir diğer adı olan Husiler bu kez İsrail ve savunucuları için daha ciddi tehlikeler oluşturuyor.
İsrail, ABD’den en geliÅŸmiÅŸ savaÅŸ uçaklarını aldığı için bölgedeki hava üstünlüğüyle övünüyordu. Batı, İsrail’in Batı Asya bölgesindeki en güçlü orduya sahip olduÄŸu iddiasını da destekliyordu. Ayrıca Demir Kubbe adı verilen hava savunma sistemi de oldukça abartılıyordu.
Ancak durum hızla deÄŸiÅŸiyor. İsrailliler artık İsrail’in Filistinlilere yönelik acımasız zulmüne, özellikle de Gazze Åžeridi’nde devam eden vahÅŸi savaşına karşı pasif kalamayacak daha fazla grup tarafından kuÅŸatıldıklarını düşünüyorlar.
Kuzey Amerika ve Avrupa’daki Kanada ve ABD, Batı Asya’daki şımarık çocuklarının baÅŸlarına akıl almaz dertler açtığını artık fark etmiÅŸ olmalı.
YEMEN’İN TUTUMU
Yemen, İsrail limanlarına giden tüm gemilerin Körfez ve Kızıldeniz’de seyretmesini engellemeye devam edeceÄŸini açıkça ilan etti.
Muhtemelen bazı Batılı yetkililer Yemen’in jeostratejik konumunun ve ulusunun cesaretinin farkında deÄŸillerdi. Yemen’in bir gün İsrail denen hırsız ve suçlu rejimle ticari iliÅŸkilerini tehdit edeceÄŸini bilmiyorlardı.
BaÅŸta ABD olmak üzere Batılı ülkeler kırk yılı aÅŸkın bir süredir bağımsız ve egemen bir Filistin devletini desteklediklerini iddia etmektedirler. Ancak bunlar sadece boÅŸ sözlerden ibaret. ABD, İsrail’in Filistinlilere karşı davranışlarını engelleyen herhangi bir BM Güvenlik Konseyi kararını hala reddediyor.
Aslında Batı, küçük Gazze ÅŸeridinde 2.3 milyondan fazla insanın boÄŸulmasını kınamak bir yana, İsrail’in uluslararası hukuk ve ahlaki ilkelerle taban tabana zıt eylemlerini durdurması için hiçbir ÅŸey yapmıyor. EÄŸer iddia ettikleri ÅŸeyde samimi olsalardı İsrail’i farklı yollarla cezalandırabilirlerdi. Bu durumda, BM baÅŸkanının ” durduk yerde olmadı” dediÄŸi 7 Ekim’deki İsrail saldırısı da gerçekleÅŸmemiÅŸ olurdu.
Ancak çok geç olmadan Tel Aviv ve Batılı baÅŸkentler, İsrail’in Filistinlileri aÅŸağılamaktan, baskı altına almaktan ve daha fazla Filistin toprağını çalmaktan vazgeçmemesi halinde Yemenlilerinkine benzer ÅŸok edici kabuslar görmeyi beklemeleri gerektiÄŸini fark etmiÅŸ olmalı. /Aydınlık






