Washington Post gazetesinde Yakın OrtadoÄŸu Etütleri hocalarından Bernard Haykel’in kaleme aldığı makalede, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’ın tüm alanlarda cesurca aldığı kararlarının doÄŸurabileceÄŸi sonuçlar hakkında uyarıda bulundu.
Haykel, Bin Selman’ın bu kararlarının Suudi Arabistan’da yakın gelecekte felakete ve eÅŸine hiç rastlanmamış yoksulluk, iÅŸsizlik ve hayat pahalılığı gölgesinin giderek büyüyen etkisi altında kalan halkın öfkeli kıyamına yol açabileceÄŸi uyarısında bulunarak, Bin Selman’ın Veliaht Prens koltuÄŸuna Haziran 2017’de oturduktan sonra, Suudi Arabistan’ın en güçlü adamı haline geldiÄŸini yazdı.
Bin Selman’ın, ekonomisi büyük oranda fiyatı düşen petrol gelirlerine bağımlı olduÄŸu bir ekonomiye ve kısıtlı bir idarecilik gücüne sahip bir radikal ülkenin varisi olduÄŸuna dikkat çeken Amerikalı uzman; ülke ekonomisinin rakipsiz biçimde Suudi hanedanın kontrolünde ve büyük kamu sektörünün yüzde 70’nin de Suudilerin elinde olduÄŸunu bildirdi.
Haykel aryıca, Suudi Arabistan’ın silah için milyarlarca dolar harcamasına raÄŸmen kendini savunamadığına dikkat çekti.
Bin Selman’ın iç ve dış politikaları ve giriÅŸimlerine de temas eden Haykel, Bin Selman’ın iç düzeyde, iktidardaki hanedanı dağıttıktan sonra ÅŸimdi de Âl-i Suud üyelerinin yasal ve mali dokunulmazlığını iptal etmeye çalıştığını, bazı emirler ve prenslerin tutuklanmasının da bu baÄŸlamda olduÄŸunu aktardı.
Yazar ayrıca; Bin Selman’ın tehdit, tutuklama ve hapis yoluyla, Suudi Arabistan’daki dini kuruluÅŸların rolünü kontrol altına almaya ve her türlü muhalif sesini susturmaya çalıştığını belirtti.
Haykel, dışarıda ABD ile sıcak iliÅŸkiler kurmaya çalışan Bin Selman’ın Rusya ile de güçlü iliÅŸki kurarak, bu ülke ile Suriye konusunda koordine olmaya baÅŸladığını da bildirdi.
Yazar, tüm bunlara raÄŸmen ekonominin belirleyici nokta olduÄŸunu hatırlatarak, Bin Selman’ın geniÅŸ ÅŸekilde finans kaynaklarının harcanmasına neden olan yardım ve sübvansiyon mekanizmasına son vermeye çalıştığını belirterek, Bin Selman’ın ekonomik ve siyasi politikalarında baÅŸarısız olmasının ciddi halk protesto ve itirazlarına sebebiyet verebileceÄŸini vurguladı.






