RİA Novosti’ye demeç veren Vahab, “IKBY’nin bağımsızlığı önünde birçok engel var. Bölge ülkelerinin referandumu desteklememesi ve bazı Kürt siyasi güçleri arasında yönetim sistemiyle ilgili bir mutabakat olmaması bu engellerden bazıları. IKBY’de biri Erbil ve diÄŸeri Süleymaniye’de olmak üzere eÅŸit seviyede iki Kürt yönetimi bulunuyor. İki yönetim birbiriyle baÄŸlantılı olmamasına raÄŸmen aynı yapıya sahipler” dedi.
‘GÜNEY SUDAN’IN KADERİNİ PAYLAÅžABİLİRLER’
Vahab, IKBY’nin mutabakat saÄŸlanmadan bağımsızlık kazanması durumunda Güney Sudan’ın kaderini paylaÅŸabileceÄŸini de kaydetti.
‘BARZANİ’NİN DİKTATÖR YÖNETİMİNİ PEKİŞTİRMESİNDEN ENDİŞE EDİLİYOR’
Sudan’dan bağımsızlığını ilan ettikten sonra iki yıldan daha kısa süre içinde Güney Sudan’ın iç savaşın pençesine düştüğünü anımsatan Vahab, “IKBY, iç çekiÅŸmelerden büyük zarar görüyor ve bu nedenle demokratik yönetim sistemi kuramadı. Çok sayıda Kürt, IKBY BaÅŸkanı Mesut Barzani’nin referandumdan sonra diktatör yönetimini daha da pekiÅŸtirmesinden çekiniyor. Barzani’nin referandumun sonrasına baÅŸkanlık ve parlamento seçimleri koyması tesadüf deÄŸil. Öte yandan Kürdistan Yurtseverler BirliÄŸi (KYB), bağımsızlığın IKBY’nin kalkınması açısından uygun bir seçenek olmadığını savunuyor” ifadelerini kullandı.
‘TÜRKİYE VE İRAN’IN DESTEĞİ ÅžART’
DiÄŸer taraftan Vahab, IKBY’nin referandum konusunda özellikle Türkiye ve İran’ın desteÄŸini alması gerektiÄŸini söyledi.
BAE’li uzman şöyle konuÅŸtu:
“Erbil, ekonomik iliÅŸkilerde ve dış ticarette Türkiye’ye, Süleymaniye de İran’a güveniyor. Bu iki ülkeyle ekonomik iliÅŸkilerin çökmesi durumunda, yeni bağımsız ülkenin ekonomik mevcudiyetiyle ilgili soru iÅŸaretleri doÄŸar.”
IKBY, 25 Eylül’de yapacağını duyurduÄŸu bağımsızlık referandumunun oy pusulalarını Kürtçe, Arapça ve Türkçe olarak hazırlamış ve basmıştı.






