28 Recep, İmam Hüseyin’in (a.s) Medine’den Mekke’ye gidiÅŸinin yıldönümü
H. 60 yılında böyle bir günde İmam Hüseyin aleyhisselam Medine’den Mekke’ye hareket ederken, Recep ayının 28 gecesi yarenleriyle birlikte Medine’den ayrıldılar.
İmam Hüseyin (a.s.), Medine’deki ÅŸartların halk muhalefeti ve ayaklanma için uygun olmaması ve bu ÅŸehirde etkili bir hareket imkanının olmayışı, hayatının tehlikede olması nedeniyle Medine’yi terk etmeye karar vermiÅŸti .
İmam’ın Medine’den ayrılırken okuduÄŸu ayetten, bu ÅŸehri terk etmenin güvenlik duygusu eksikliÄŸinden kaynaklandığı bu nokta ortaya çıkmaktadır.
Ebu Abdullah el-Hüseyin’in (a.s.) kıyam felsefesini, Medine’den yolculuÄŸunun başındaki sözlerinde ve yol ortasında yaÅŸanan olaylara karşı duruÅŸunda görmek mümkündür.
Hicri 60 yılında Recep ayının ikinci yarısı Muaviye’nin ölümünden sonra, o zamanın Medine hükümdarı Velid bin Utbe’ye, İmam Hüseyin’den (a.s) Yezid’i mel’una biat etmesini istemesi emredildi. İmam Hüseyin (a.s) şöyle buyurdu: “… Yezid, haksız yere kan döken, fesat saçan, elleri masum insanların kanına bulanmış bir sarhoÅŸ ve fesadçıdır ve benim gibi bir insan, böyle bir fesatçıya biat etmez.»
Mervan İbni Hakem, Yezid’e biat talebinde bulunduÄŸunda İmam Hüseyin (a.s) şöyle dedi: Ey Allah’ın düşmanı! Git, Resûlullah’ın şöyle dediÄŸini duydum: “Ebu Süfyan’ın çocuklarına hilafet haramdır. Muaviye’yi minberimde görürseniz onu öldürün.” Kavmi bunu gördü ve harekete geçmedi; ÅŸimdi Allah onları haddi aÅŸan Yezid’in yanında görmektedir.
İmam Hüseyin (a.s), dedesi Peygamber Efendimiz’in (s.a.a) mübarek Ravzayı mutahharası (kabri Åžerif) ile vedalaÅŸtıktan sonra, ailesinin çoÄŸu ve bazı sahabeleriyle birlikte Hicri 60 ve 28 Recep, gecesi Medine’den Mekke’ye doÄŸru yola çıktı . Bu yolculukta kendilerine Beni HaÅŸim ksbilesi, kız kardeÅŸi Hz. Zeyneb-i Kübra (s.a), kardeÅŸleri Hazreti Ebul Fazl Abbas, Ümmü Gülsüm, Hazreti Ali Ekber (a.s) ve diÄŸer Beyt mensupları (a.s) eÅŸlik ettiler.
İmam Hüseyin (a.s) vasiyetinde Medine’den ayrılma amacını şöyle belirtmiÅŸtir :
“……. ve benim bu yolculuÄŸum Ceddim Resulullah’ın ümmeti arasında ıslahat için yola çıkmamdan baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir. İyiliÄŸi emredip kötülükten sakındırmak ve dedem (Allah’ın Resulü) ve babam Ali (a.s)’ın yolunda devam etmek ve onların yolunu tekrardan yaÅŸamaktır.
Kim Allah’ı salih amellerle çağırır ve Müslümanlardan olduÄŸunu söylerse, o, Allah’tan ve Resulünden ayrılmaz…
İmam Hüseyin (a.s) 3 Åžaban, H. 60 da Mekke’ye vardı.






