HIDRELLEZ DİYE BİR ŞEY VARMIDIR?
5 Mayıs Hıdırellez Günü, Baharın bolluk ve bereketin müjdecisi olan Hıdırellez Kutlu olsun.
Hıdırellez, dünyada darda kalanların yardımcısı olduğu düşünülen Hz. Hızır peygamberler ile denizlerin hâkimi olduğuna inanılan Hz. İlyas peygamberin yeryüzünde buluştukları gün olarak kabul edilen günün adıdır.
Hıdır Hz. Hızır’ın Türkçeleştirilmişi Ellez ise Hz. İlyas’ın mahalli lehçeye göre söylenişidir.
Hıdırellez, Orta Asya, Ortadoğu, Anadolu ve Balkanlar‘da kutlanan mevsimlik bayramlardan biridir. Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak adlandırılan Hıdırellez günü, dünyada darda kalanların yardımcısı olduğu düşünülen Hızır peygamber ile denizlerin hâkimi olduğuna inanılan İlyas Peygamberi ‘in yeryüzünde buluştukları gün olarak düşünülür ve kutlanır.[1]
Hz. Hızır (a.s) Özellikle de baharda insanlar arasında dolanarak bolluk ve sağlık dağıtan ve darda kalıp başı sıkışanlara yardım eden bir peygamber (Ermiş) olduğuna inanılır. Halk arasında ve İslam mitolojisinde bir Hızır geleneği vardır. Hızır’ın bir isim değil, bir lakap olduğu genel olarak kabul gören bir düşüncedir. Ancak çeşitli kaynaklarda adı ve soyu hakkında muhtelif fikirler öne sürülmüştür. Bazıları Hızır ile İlyas peygamberin aynı kişi olduklarını öne sürmüştür.
Halkın Hızır hakkında kanaat ve inanışı onun ölümsüz olduğu ve baharda tabiatın uyanmasını sağladığı yönündedir. Anadolu’dan başka Kafkasya, Trakya, Kırım, Azerbaycan, İran ve Suriye’nin birçok yerinde makamları vardır; bu da onun İslam âleminin hemen hemen her yerinde varlığına inanılan ancak belirli bir hüviyete bürünmemiş bir sembolden ibaret olduğuna delalet eder.[2] Hızır tabii bir durumu, baharla vücut bulan yaşamın tazelenmesini simgeler.
Halk arasında Hızır’ın sahip olduğuna inanılan vasıflar insanlara şifa, sağlık, uğur getirdiği tabiattaki diriliş, uyanış ve canlılığın insana yansıması şeklinde ortaya çıkar.[3] İslamiyet öncesi “Gök Sakallı, Ak Sakallı Kocalar“ gibi medet umulan, yardım istenen, akıl danışılan, kılavuzluk etmesi beklenen, barış, mutluluk, sağlık, refah getirdiğine inanılan bir kurtarıcı güç olarak düşünülür.
Kuran’da Hızır
Hz. Hızır (a.s), Peygamberlerden Hz. Musa (a.s) zamanında yaşadığı söylenmektedir. Ama Kur’an’ı Kerimde adı geçmemektedir, Kehf Suresi‘nde 60 ve 82 ayetlerde Hz. Musa ve bir gencin kıssası anlatılmaktadır. Kehf Suresi’de dahil olmak üzere hiçbir yerde Hızır ismi geçmemektedir ancak çeşitli hadislerde bu şekilde anılmaktadır. Olayın yaşandığı yer için “iki denizin birleştiği yer” denilmektedir. Uzun bir yolculuk yapan Musa ile yanındaki gencin beraberlerinde, yemek için getirdikleri balığın kaçması ile başlayan olay sonrasında, 65. ayette “Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim
فَوَجَدَا عَبْداً مِنْ عِبَادِنَٓا اٰتَيْنَاهُ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِنَا وَعَلَّمْنَاهُ مِنْ لَدُنَّا عِلْماً
Hıdırellez Gelenekleri
Halk huzura kavuşmak ve türlü türlü dileklerde bulunmak için kışın sona erdiği tabiatın uyandığı Hıdırellez gününde çeşitli çarelere başvurur. Anadolu’da halk, gün doğumu öncesi tercihen beyaz elbiseler giyerek yeşil ve bol sulu kırlara gider ve eğlenir. Kutlamalar yeşillik, ağaçlık alanlarda, su kenarlarında, bir türbe ya da yatırın yanında yapılmaktadır. Bu gibi yerlere bu nedenle Hıdırlık denildiği de olur. Hızır’ın gezdiği kabul edilen yeşil yerlerde dolaşıp çiçek toplanır, oyunlar oynanır, baharın ilk kuzusu kesilerek yenilir. Toplanan çiçekler kaynatılıp içilirse hastalıklara iyi geleceği, bu su ile kırk gün yıkanan kişinin gençleşip güzelleşeceğine inanılır. “Hızır Hakkı” için kuzu kesmek, Hızır geleneğinin yayıldığı her yerde görülen bir âdettir. Hızır’ın eli değen şeylerin dolup taştığı rivayeti nedeniyle Hızır günü arifesinde yiyecek kaplarının, ambarların ve para keselerinin ağzı açık bırakılır. Ev, bağ, bahçe isteyenler herhangi bir yere istediklerinin küçük bir modelini yaparak; altın ve benzeri ziynet eşyası isteyenler ağaç yapraklarını kollarına veya boyunlarına takarak isteklerine kavuşacaklarına inanır.
Anadolu’nun bazı yerlerinde Hıdrellez Günü yapılan duaların ve isteklerin kabul olması için sadaka verme, oruç tutma ve kurban kesme âdeti vardır. Kurban ve adaklar “Hızır hakkı” için olmalıdır çünkü tüm bu hazırlıklar Hızır’a rastlamaya yöneliktir.
Hızır sopası
Bazı yerlerde hastalıklar, ağrılar için şifa olduğuna inanılan Hızır Sopası geleneği vardır. Bu sopa ağrı-sızı olan yerlere vurulursa ağrıların geçeceğine inanılır.
Baht açma törenleri
Hıdırellezde baht açma törenleri oldukça yaygın olarak uygulanır. Talih ve kısmet açtırmak isteyen genç kız ve kadınlardan yüzük, küpe gibi eşyalarını çömleğe atmaları istenir ve çömleğin üzerine su eklenerek ağzı kapatılır. Kapalı çömlek bir gece boyunca bir gül ağacının dibinde bekletilir. Ertesi günü bir araya toplanan kadınlar, çömleği ortaya koyarak maniler eşliğinde eşyaları çıkarmaya başlarlar. Bu törene İstanbul ve çevresinde “baht açma”, Denizli ve çevresinde “bahtiyar”, Yörük ve Türkmenlerde “mantıfar”, Balıkesir ve çevresinde “dağara yüzük atma”, Edirne ve çevresinde “niyet çıkarma”, Erzurum’da “mani çekme” adı verilir.
Yoğurt mayalama geleneği
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesine bağlı Yörük köylerinde bir yıllık yoğurt mayası, Hıdırellez ve bugünü takip eden 2 gün süresince sabah ezanı ile tan ağarması arasındaki sürede doğadaki bitkilerin üzerinden toplanan çiy tanelerinden sağlanır. Trabzon-Şalpazarı İlçesi’nde maya katılmadan yoğurt yapılır. Mayalama sıcaklığındaki sütün içine besmeleyle bir tahta kaşık konur. Bu şekilde elde edilen maya bir yıl kullanılır ve gelecek yıl tekrar değiştirilir.
“Esrar’ul Arifin’de” (Ariflerin sırları adlı kitapta) buyurmuştur ki; O vakit ki İlyas (as) vadesi gelip, ruhunu teslim anında Azrail onun ruhunu kabz etmeyi diledi. İlyas Peygamber (as) feryat ve figan edip ağladı sızladı.
Hakk Süphanehu ve Teala ona hitap ve inabe etti dedi; Ya İlyas! Bana kavuşmana üzülüyor musun? Bu hususta senin hatırın incinirse, celalim, azametim ismi yüceliği hakkı için adını Peygamberler defterinden kazıyıp ihraç eder çıkarırım dedi.
İlyas dedi; Ya Rabbelalemin! Haşa ki, Ben kulun olduğum için ağlayayım veya Hazretine vasıl olup, vefat edip sana kavuşacağımdan incineyim gam ile kederleneyim dedi.
Hak Teala buyurdu; Ya bu ah nedir ya İlyas?
İlyas Peygamber dedi; Ey Bari Rabbim! Niyazım budur ki; On İki İmamlar ki senin Habibin Muhammed Mustafa (saa) evlatlarıdır, onların ululuğunu ve üstün faziletini gördüm, cümle Enbiya ve Evliyayı bunların yüzü suyuna, hürmetine affedip, bağışladın, kiminin makamını yücede, kiminin makamını sıradan ettin, kimine sudan kurtuluş verdin (Nuh’a) kimini Halil (İbrahim’i) kimini Kelim kıldın (Musa’yı) kimini halife (Davud’u) kimini mülke emin kıldın (Süleyman’ı) kimine ruhum deyip hitap ettin (İsa’ya)
Şimdi Ey Cenab-ı Hakk! Gani dergahından temenni dileğim o dur ki; Bu On iki isimler bereketine ben zaif kulunu bırak ki, onların mübarek cemalini göreyim, mübarek ayaklarının bastıkları mübarek toprağa yüzümü süreyim ve hizmetlerinde olayım dedi.
Hakk Süphanehu ve Teala lütfu kereminden buyurdu ki; “Selam olsun İlyas’a, işte biz böylece muhsinlerin, iyilerin, iyiliklerini hayırlarını artırırız” (Saffat 129–130–131)
Ya İlyas! Celalim, azametim ismi yüceliği hakkı için sana yine ömür takdir eyledim. Kıyamete kadar hayat bul, Habibim Muhammed Mustafa (saa) devrine eriş, onun On İki Evlatları ile buluş, görüş, hizmetlerinde bulun.
Habibim’in (Sevdiğimin Hz. Muhammed’in) Has (özel, ona ve ehlibeyti evlatlarına taraftar) ümmetlerinden, onun evlatlarına muhabbet eden muhip, dost, ihlaslı, içten kullarımın müşkül sorunlarını halleyle, meselelerini, maslahatlarını sen gör, bizim katımızda onların mertebelerini bil ki çok yüce ve yüksektir.
Ve alem halkı bilsinler ki; Muhammed’in ve Evlatlarının ve Has Ümmetin ve onları sevip, muhabbet edenlerin makam ve mertebeleri bizim katımızda ne miktar imiş dedi.
En iyisini ve doğrusunu Cenabı Allah bilir, dönüşümüz onadır, o dönülecek en güzel yer ve makamdır. [4]
———————————————————————–
[1] – Türk Etnografya Dergisi, Sayı 1, Yıl 1956. 10 Ağustos 2013
[2] – Türk Etnografya Dergisi, Sayı 1, Yıl 1956. 10 Ağustos 2013
[3] – Yücel, Ayşe. “Türk Dünyasında Hıdırellez Kutlamaları ve İşlevleri”. turkoloji.cu.edu.tr/. Milli Folklor dergisi Sayı 54, Yıl 2002.
[4] – Şah İsmail’in büyük dedelerinden Seyyid Safi Erdebil-i, 12 imam övgü hutbesi- Buyruk Kitabı









