AYET
* Ramazan Kur’an Ayı:
شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ ف۪يهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِۚ…
“(O sayılı günler) Ramazan ayından ibarettir ki onda Kur’an, insanlara yol gösterici, hidayetin ve hakkı batıldan ayırmanın açık delilleri olarak indirilmiştir….” (Bakara, 185)
HADİS
* Neden Ramazan…
1 – Hz. Resulullah (s.a.a):
إنما سمي الرمضان لأنه يرمض الذنوب.
“Ramazan ayı, ‘Ramazan’ (yakan) diye adlandırılmıştır; zira günahları yakıp yok ediyor.”
* Ramazan Allah’ın İsimlerinden Birisi…
2 – Hz. Resulullah (s.a.a):
لا تقولوا رمضان فإن رمضان اسم من أسماء الله تعالى ولكن قولوا: شهر رمضان.
“Ramazan demeyin; zira Ramazan, Allah-u Teâlâ’nın isimlerinden birisidir. Bu yüzden (daha saygın bir ifade olan) “Ramazan Ayı” söyleyin.”
* Ramazan Yılın Başı…
3 – İmam Cafer Sâdık (a.s):
و رأس السّنة شهرُ رمضانَ.
“Yılın başı Ramazan ayıdır!”
* Ramazan Rahmet Kapılarının Açıldığı Ay…
4 – Hz. Resulullah (s.a.a):
إن أبواب السماء تفتح في أول ليلة من شهر رمضان، ولا تغلق إلى آخر ليلة منه .
“Gökyüzünün kapıları, Ramazan ayının ilk gecesinde açılır ve son gecesine kadar kapanmaz.”
* Keşke Bütün Yıl Ramazan Ayı Olsaydı!…
5 – Hz. Resulullah (s.a.a):
لو يعلم العبد ما في رمضان لود أن يكون رمضان السنة.
“Eğer kul ramazanda olan (feyiz ve maneviyatı tam olarak), idrak etseydi, bütün senenin ramazan olmasını arzulardı!”
* Ramazan Ayında Olanları Bir Bilseydiniz …!
6 – Hz. Resulullah (s.a.a):
لَوْ عَلِمْتُم مالَکُم فِی رَمَضانِ لَزِدْتُم لِلّه تَبارَکَ و تَعالی شُکْرا.
“Ramazan ayında sizin için olanları bilseydiniz, Allah Tebâreke ve Teâla’ya şükrünüzü artırırdınız.”
* Ramazan Başı Rahmet, Ortası mağfiret, Sonu Kurtuluş…
7 – Hz. Resulullah (s.a.a):
… و هو شهر اوله رحمة و اوسطه مغفرة و اخره عتق من النار.
“… O öyle bir aydır ki başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu ateşten kurtuluştur.”
* Ramazan Ayı Fırsatını Kaçırmayın!…
8 – İmam Cafer Sâdık (a.s):
لما يوصي ولده إذا دخل شهر رمضان -: فاجهدوا أنفسكم فإن فيه تقسم الأرزاق، وتكتب الآجال، وفيه يكتب وفد الله الذين يفدون إليه، وفيه ليلة العمل فيها خير من العمل في ألف شهر.
“Ramazan ayı girdiğinde evlatlarını şöyle öğütlerdi: “Bu ayda kendinizi var gücünüzle amel etmeye zorlayın. Şüphesiz ki bu ayda rızıklar bölüştürülür ve eceller yazılır. Bu ayda ziyafet için Allah’ın huzuruna çıkacaklar yazılır (belirlenir). Bu ayda öyle bir gece vardır ki onda yapılan amel bin ayda yapılan amelden daha üstündür!”
* Ramazan Ayının Rahmet Gölgesi…
9 – Hz. Resulullah (s.a.a):
الإمام الباقر (عليه السلام): خطب رسول الله (صلى الله عليه وآله) الناس في آخر جمعة من شعبان فحمد الله وأثنى عليه ثم قال: أيها الناس إنه قد أظلكم شهر فيه ليلة خير من ألف شهر وهو شهر رمضان فرض الله صيامه وجعل قيام ليلة فيه بتطوع صلاة كمن تطوع بصلاة سبعين ليلة فيما سواه من الشهور.
İmam Muhammed Bâkır’ın (a.s) nakline göre Resulullah (s.a.a) bir şaban ayının son cumasında insanlara okuduğu hutbede önce Allah’a hamd ve senâ ettikten sonra şöyle buyurmuştur: “Ey insanlar! Şüphesiz ki size öyle bir ay gölge etmeye başlamıştır ki onda bulunan bir gece, bin aydan daha üstündür; o, orucunu Allah’ın farz kıldığı ramazan ayıdır. O ayda müstehap namazla geçirilen bir gecenin sevabını Allah diğer aylarda namazla geçirilen yetmiş geceye eşdeğer kılmıştır.”
* Ramazan Ayların Efendisi…
10 – Hz. Resulullah (s.a.a):
عنه (عليه السلام): قال رسول الله (صلى الله عليه وآله) لما حضر شهر رمضان وذلك لثلاث بقين من شعبان قال لبلال: ناد في الناس فجمع الناس ثم صعد المنبر فحمد الله وأثنى عليه ثم قال: أيها الناس، إن هذا الشهر قد حضركم وهو سيد الشهور، فيه ليلة خير من ألف شهر، تغلق فيه أبواب النيران وتفتح فيه أبواب الجنان، فمن أدركه فلم يغفر له فأبعده الله .
Yine İmam Muhammed Bâkır (a.s) şöyle nakletmiştir: “Şaban’dan üç gün kalmıştı. Allah Resulü (s.a.a) Bilal’e insanları toplanmaları için çağırmasını emretti. İnsanlar toplandığında minbere çıkarak Allah’a hamd ve senâdan sonra şöyle buyurdu: “Ey insanlar! Ayların efendisi olan bu ay size ulaşmış bulunmaktadır. Onda bir gece vardır ki bin aydan daha üstündür. Onda cehennemin kapıları kapatılıp cennetin kapıları açılır. Bu ayı idrak edip de bağışlanmayan (bağışlanmasını sağlamayan) kimseyi Allah (rahmetinden) uzaklaştırsın!”
* Ramazanda Şeytan serbest değildir…
11- Hz. Resulullah (s.a.a):
قد وكل الله بكل شيطان مريد سبعة من ملائكته فليس بمحلول حتى ينقضي شهركم هذا.
“Allah her azgın şeytanı kontrol etmek için yedi melek görevlendirir. Böylece bu ayınız (ramazan) geçinceye kadar onlar serbest olmazlar.”
* Ramazan, Ayında Bağışlanmayan kimse…
12 – İmam Cafer Sâdık (a.s):
من لم يغفر له في شهر رمضان لم يغفر له إلى مثله من قابل إلا أن يشهد عرفة.
“Ramazan ayında bağışlanmayan kimse, gelecek ramazana kadar bağışlanmaz; Arefe (günü Arafat’ta) bulunup da (orada Allah’tan bağışlanma dileyen) hariç!”
* Ramazan, bağışlanma ayıdır…
13 – Hz. Resulullah (s.a.a):
من أدرك شهر رمضان فلم يغفر له فأبعده الله.
“Kim Ramazan ayını idrak eder de bağışlanmazsa, Allah onu (rahmetinden) uzak kılsın.”
*Ramazan, Allah’ın Ayı…
14 – Hz. Resulullah (s.a.a):
شهر رمضان شهر الله عز و جل
“Ramazan ayı Allah’ın (Azze ve Celle) ayıdır.
*Ramazan Kötülüklerin Silindiği Ay
15 – Hz. Resulullah (s.a.a):
هو شهر يضاعف الله فيه الحسنات و يمحو فيه السيئات
“Öyle bir aydır ki onda Allah haseneleri (iyi amellerin sevabı) artırır ve kötülükleri siler.”
*Ramazan Allah’a Dönüş ve Tövbe Ayıdır
16 – Hz. Resulullah (s.a.a):
و هو شهر البركة و هو شهر الأنابة و هو شهر التوبة و هو شهر المغفرة و هو شهر العتق من النار و الفوز بالجنه
“O ay bereket ayıdır; o ay samimiyetle (Allah’a) dönüş ayıdır, tövbe ayıdır, bağışlanma ayıdır, ateşten kurtuluş ayıdır ve cenneti kazanma ayıdır.”
*Ramazanda Ayı İle Diğer aylar Arasına Fark Koyun
17 – Hz. Resulullah (s.a.a):
ولا يكونن شهر رمضان عندكم كغيره من الشهور فان له عندالله حرمة و فضلاً علی سائر الشهور و لا يكونن شهر رمضان يوم صومكم كيوم فطركم.
Ramazan ayı sizin yanınızda diğer aylar gibi olmasın; zira bu ayın Allah katında diğer ayalara nazaran hürmet ve saygınlığı büyüktür. Yine Oruçlu olduğunuz ramazan ayıyla oruçlu olmadığınız diğer ayların konumu yanınızda aynı olmasın.”
* Ne de Güzel Aydır Ramazan Ayı!…
18 – İmam Cafer Sâdık (a.s):
أَنَّ أَبْوَابَ اَلسَّمَاءِ تُفَتَّحُ فِي رَمَضَانَ وَ تُصَفَّدُ اَلشَّيَاطِينُ وَ تُقْبَلُ أَعْمَالُ اَلْمُؤْمِنِينَ نِعْمَ اَلشَّهْرُ شَهْرُ رَمَضَانَ كَانَ يُسَمَّى عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اَللَّهِ ص اَلْمَرْزُوقَ.
“Göğün kapıları (Allah’ın rahmet kapıları) Ramazan ayında açılır, şeytanlar bağlanır ve müminlerin amelleri kabul olunur. Ne güzel aydır ramazan ayı! Resulullah’ın zamanında bu aya “merzuk” (rızıklanmış ay) deniliyordu.”
* Ramazan, Kur’an’ın Baharı…
19 – İmam Muhammed Bâkır (a.s):
لِكُلِّ شَیْ ءٍ رَبِیعٌ وَ رَبِیعُ الْقُرْآنِ شَهْرُ رَمَضَانَ.
“Her şeyin bir baharı vardır, Kur’an’ın baharı da Ramazan ayıdır.”
* Cennet Ramazan İçin Süslenir…
20 – Hz. Resulullah (s.a.a):
ان الجنة لتنجد و تزين من الحول الي الحول لدخول شهر رمضان.
“Hiç şüphesiz cennet, yıldan yıla Ramazan ayının gelişi için süslenmektedir!”
* Ramazan Ayının Selameti, Yılın Selametinin Garantisi…
21 – İmam Cafer Sâdık (a.s):
اِذا سَلُمَ شَهرُ رمضانَ سَلُمتِ السّنَةُ.
“Ramazan ayı selametle (günahlara, kötülüklere bulaşmadan) geçerse, bütün yıl selametle geçer.”
* Ramazan, Bol İstiğfar ve Dua Ayı…
22 – Hz. Emirü’l-Müminin Ali (a.s):
عَلَيْكُمْ فِي شَهْرِ رَمَضَانَ بِكَثْرَةِ الِاسْتِغْفَارِ وَ الدُّعَاءِ . فَأَمَّا الدُّعَاءُ فَيُدْفَعُ بِهِ عَنْكُمُ الْبَلَاءُ ، وَ أَمَّا الِاسْتِغْفَارُ فَيَمْحَى ذُنُوبَكُمْ.
“Ramazan ayında çok istiğfar etmeyi (Allah’tan bağışlanma dilemeyi) ve dua etmeyi ihmal etmeyin. Zira dua ile bela sizden uzaklaştırılır ve istiğfar ile günahlarınız silinir.”
* Ramazan Ayının Hürmeti…
23 – İmam Cafer Sâdık (a.s):
إِنَّٔ لِرَمَضانَ حُرْمَةٌ لَا يَشْبَهُهُ شَيْئٌ مِنَ الشُهوُرِ. صَلِّ مَا اسْتَطَعْتَ في رَمَضَانَ تَطَوُّعَاً بِاللَّيْلِ وَالنَّهَار.
“Ramazan Ayı için (Allah katında) öyle bir hürmet ve saygınlık vardır ki hiçbir ay ona benzemez. Ramazanda elinden geldiği kadar gece ve gündüz müstehap namaz kılmaya çalış.”
* Ramazanda İftar vermek ve Duanın Kabulü…
24 – İmam Muhammed Bâkır (a.s):
أَيُّمَا مُؤْمِنٍ فَطَّرَ مُؤْمِناً لَيْلَةً مِنْ شَهْرِ رَمَضَانَ كَتَبَ اللَّهُ لَهُ بِذَلِكَ أَجْرَ مَنْ أَعْتَقَ نَسَمَةً مُؤْمِنَةً وَ مَنْ فَطَّرَ شَهْرَ رَمَضَانَ كُلَّهُ كَتَبَ اللَّهُ لَهُ بِذَلِكَ أَجْرَ مَنْ أَعْتَقَ ثَلَاثِينَ نَسَمَةً مُؤْمِنَةً وَ كَانَ لَهُ بِذَلِكَ عِنْدَ اللَّهِ دَعْوَةٌ مُسْتَجَابَةٌ.
“Bir mümin başka bir mümine bir Ramazan ayı gecesinde iftar verirse, Allah onun için mümin bir köle azad etmenin sevabını yazar. Bütün ramazanı iftar verirse, Allah buna karşılık otuz mümin köle azad etmenin sevabını yazar. Ayrıca bundan dolayı Allah katında kabul olmuş bir duayı hak eder!”
* Hangisinin Sevabı Daha Büyük: Verdiğin İftar mı, Tuttuğun Oruç mu?
25 – İmam Musa Kâzım (a.s):
فِطْرُک لِأَخیکَ و اِدخالُکَ السُّرورَ عَلیْه اَعْظَمُ مِنْ اَجْرِ صِیامِکَ.
“Mümin kardeşine iftar vermen ve onu sevindirmen, tuttuğun oruçtan daha büyük mükâfat kazandırır sana!”
* Ramazan, Üstünlükte Ehlibeyt’e Benzeyen Ay…
26 – Hz. Emirü’l-Müminin Ali (a.s):
عن الإمام علي(عليه السلام) ـ من خطبته في أول يوم من شهر رمضان ـ : «أيُّها الناس إنّ هذا الشهر، شهرٌ فضله على سائر الشهور کفضلنا أهل البيت على سائر الناس، وهو شهر تفتح فيه أبواب السماء، وأبواب الرحمة، ويغلق فيه أبواب النيران، وهو شهر يسمع فيه النداء ويستجاب فيه الدعاء ويرحم فيه البکاء، وهو شهر فيه ليلة نزلت الملائکة فيها من السماء فتسلّم على الصائمين والصائمات بإذن ربَّهم إلى مطلع الفجر…أيُّها الناس إنَّ شموس شهر رمضان لتطلع على الصائمين والصائمات وإنّ أقماره ليطلع عليهم بالرحمة وما من يوم وليلة من الشهر إلاّ والبرّ من الله يتناثر من السماء على هذه الاُمّة.
“Hz. İmam Ali’nin (a.s) Ramazan ayının başında okuduğu hutbeden: “Ey insanlar! Şüphesiz bu ay öyle bir aydır ki diğer bütün aylardan daha üstündür; tıpkı biz Ehlibeyt’in diğer insanlara üstünlüğü gibi. Bu ayda göğün kapıları, rahmet kapıları açılır ve ateşin kapıları kapatılır. Bu öyle bir aydır ki onda (insanların) çağrılarına kulak verilir, duaları kabul olur ve gözyaşlarına merhamet edilir! Bu ayda bir gece vardır ki onda Allah’ın izniyle melekler yeryüzüne iner ve erkek olsun kadın olsun bütün oruç tutanları selamlarlar ve bu durum şafak doğuncaya kadar devam eder… Ey insanlar! Ramazan ayının güneşleri de ayları da oruç tutan erkek ve kadınlara rahmet ile doğar. Bu ayın her gece ve gündüzünde semadan bu ümmetin üzerine iyilik yağar!”
*Ramazanda, oruçlular için görevlendirilmiş melekleri vardır.
27 – İmam Muhammed Bâkır (a.s):
إن لله تعالى ملائكة موكلين بالصائمين يستغفرون لهم في كل يوم من شهر رمضان إلى آخره،وينادون الصائمين كل ليلة عند إفطارهم: أبشروا عباد الله فقد جعتم قليلا وستشبعون كثيرابوركتم وبورك فيكم، حتى إذا كان آخر ليلة من شهر رمضان نادى: أبشروا عباد الله غفر لكم ذنوبكم وقبل توبتكم فانظروا كيف تكونون فيما تستأنفون .
“Allah-u Teâla’nın oruçlular için görevlendirilmiş melekleri vardır; onlar ramazanın sonuna kadar her gün oruç tutanlar için Allah’tan bağışlanma dilerler ve her iftar vakti oruç tutanlara şöyle seslenirler: ‘Ey Allah’ın kulları! Müjdeler olsun size, az acıktınız, ama bol bol doyacaksınız. Hem sizler mübarek-bereketli kılındınız hem de sizinle ilgili olan şeyler.’ Bilahare ramazanın son gecesi olduğunda şöyle nida ederler: “Müjdeler olsun ey Allah’ın kulları! Günahlarınız artık bağışlandı; tevbeniz kabul edildi. Bakın amellerinize sil baştan başlarken nasıl davranacaksınız?!”
* Allah’ın Biz Kullarına Sitemi!…
28 – Hz. Resulullah (s.a.a):
إن الله جل جلاله يقول كل ليلة من هذا الشهر: وعزتي وجلالي لقد أمرت ملائكتي بفتح أبواب سماوات للداعين من عبادي وإمائي فمالي أرى عبدي الغافل ساهياعني متى سألني فلم أعطه ومتى ناداني فلم أجبه ومتى ناجاني فلم أقربه ومتى رجاني فخيبته ومتى أملني فحرمته ومتى قصد بابي فحجبته ومتى تقرب فباعدته ومتى هرب مني فلم أدعه ومتى رجع إلي فلم أقبله ومتى أقر بذنوبه فلم أرحمه ومتى استغفرني فلم اغفر له ذنبه ومتى تاب فلم أقبله توبته عبدي كيف تقصد برجائك ملكا مملوكا ولا تقصدني برجائك وأنا ملك الملوك أم كيف تسأل من يخاف الفقر ؟ ولا تسألني وأنا الغني الذي لا افتقر أم كيف تخدم ملكا ينام ويموت ولا تخدمني وأنا الحي الذي لا يموت ولا يأخذني سنة ولا نوم يا سوئه لمن عصاني ويا بؤسا للقانطين من رحمتي بعزتي حلفت لآخذنه أخذ عزيز مقتدر يغضب لغضبه السماء والأرض فأين تفر مني إلا ألي وأنا الله العزيز الحكيم.
“Resulullah (s.a.a) kutsi bir hadisi şöyle nakletmektedir; Allah-u Teâla buyuruyor ki: “İzzet ve celalime yemin olsun ki meleklerime dua eden erkek ve kadın bütün kullarım için göğün kapılarını açmalarını emrettim. Neden gafil kulumun beni ihmal ettiğini görüyorum? Ne zaman benden dilekte bulundu da dileğini vermedim? Ne zaman beni çağırdı da icabet etmedim? Ne zaman benimle münacat etti de onu kendime yakınlaştırmadım? Ne zaman bana umut bağladı da umudunu suya düşürdüm? Ne zaman benden bir şey arzuladı da onu mahrum bıraktım? Ne zaman kapıma gelmek istedi de ona engel oldum? Ne zaman yakınlaşmak istedi de onu uzaklaştırdım? Ne zaman benden kaçtı da geri çağırmadım? Ne zaman geri geldi de kabul etmedim? Ne zaman günahlarını itiraf etti de ona merhamet etmedim? Ne zaman benden bağışlanma diledi de günahını bağışlamadım? Ne zaman tevbe etti de tevbesini kabul etmedim? Ey kulum! Nasıl oluyor da kendisi memluk olan bir padişaha umut bağlayıp da ona doğru gidersin de bana umut bağlayıp da gelmezsin, oysa ben padişahların padişahıyım! Ya da kendisi fakirlikten korkan birisine el açarsın da bana el açmazsın, oysa ben asla fakir olmayan bir zenginim! Ya da uyuyan ve ölen bir padişaha hizmet edersin de bana hizmet etmezsin, oysa ben ölümsüz bir diriyim ve asla uyumam ve uyuklamam. Ne de kötüdür bana isyan eden kimsenin durumu! Ne de acıdır benim rahmetimden umudunu kesenlerin hali! Böyle birisini mağlup olmaz ve muktedir birisinin yakalayacağı gibi yakalayacağım. Öyle birisi ki onun gazabıyla gökler ve yer gazaplanır! O halde sen benden başka, benden kime kaçabilirsin! İzzet ve hikmet sahibi ancak benim!”
* Ramazan Ayında On Gün itikâfın Değeri…
29 – İmam Cafer Sâdık (a.s):
اِعْتِکافُ عَشْر فى شَهْرِ رَمَضانَ تَعْدِلُ حَجَّتَیْنِ وُ عُمْرَتَیْنِ.
“Ramazan ayında on gün itikâf yapmak, iki hac ve iki umreye eşdeğerdir.”
* Cebrail’in (a.s) Bedduası…
30 – Hz. Resulullah (s.a.a):
اعن جابر بن عبد الله الأنصاري قال: ان رسول الله صلى الله عليه وآله وسلم رقى المنبر فقال:
آمين إلى أن رقى الدرجة الأولى ثم رقى الثانية فقال: آمين ثم رقى الدرجة الثالثة فقال: آمين فقالوا يا رسول الله قلت: آمين ثلاث مرات فقال: جائني جبرئيل عليه السلام فقال: شقي عبد ذكرت عنده فلم يصل عليك فقلت: آمين ثم قال: شقي عبد أدرك شهر رمضانفانسلخ عنه ولم يغفر له فقلت: آمين ثم قال: شقي عبد أدرك والديه أو أحدهما فلم يدخلا الجنة فقلت: آمين.
Câbir b. Abdullah Ensâri şöyle nakleder: “Allah Resulü (s.a.a) bir gün minbere çıkmak üzereyken ‘Amin” dedi. Sonra minberin birinci basamağına çıkıp yine ‘Amin’ dedi. Sonra ikinci basamağa çıkıp yine ‘Amin’ dedi. Bilahare üçüncü basamağa çıktığında da yine ‘Amin’ deyince, dediler ki: ‘Ya Resulallah! Üç defa ‘Amin’ dediniz. (Bunun sırrı neydi?)’ Şöyle buyurdu: ‘Cebrail (a.s) yanıma geldi ve ‘Bir kimsenin yanında senin adın zikredildiği halde sana salavât getirmeyen kimse bedbaht olsun!’ dedi. Ben de ‘Amin’ dedim. Sonra “Ramazan ayını idrak ettiği halde bağışlanmadan ondan ayrılan kimse bedbaht olsun!’ dedi. Yine ben de ‘Amin’ dedim. Bilahare “Anne babasını veya onlardan birisini idrak ettiği halde cennete girmeyen kimse bedbaht olsun!” dedi ve ben de ‘Amin’ dedim!”






