• HAKKIMIZDA
  • YÖNETİM KURULU
  • İLETİŞİM
  • CEM TV CANLI
caferialimler
Advertisement
  • ANASAYFA
  • Genel
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
  • HABER ANALİZ
  • İNANÇ
  • FIKIH
  • ETKİNLİKLER
No Result
View All Result
  • ANASAYFA
  • Genel
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
  • HABER ANALİZ
  • İNANÇ
  • FIKIH
  • ETKİNLİKLER
No Result
View All Result
caferialimler
No Result
View All Result
ANASAYFA DÜNYA

ABD Etnik Yapı Üzerinden Parçalama Gayretinde

cafe6377 by cafe6377
ABD Etnik Yapı Üzerinden Parçalama Gayretinde
22
OKUNDU
Share on FacebookShare on Twitter

Bölgenin istikrarsızlaştırılarak parçalara ayrılmasına dayalı olarak stratejik noktalar üzerinde hakimiyet kurmaya çalışan Amerika böylece bölgedeki biricik ortağı olan İsrail’in geleceğini teminat altına alırken aynı zamanda petrol ve gaz rezervi olan alanların da kendi kontrolü altında olmasını temin etmeyi hedefliyor.

Bu çerçevede Evrensel’de Ali Karataş’ın hazırladığı “Arap Coğrafyasında Geçen Hafta” köşesinde yer alan iki yazı önemli tespitler içeriyor. Bu yazılardan Muhammed NUREDDİN imzalı Al-Haliç’den alıntılanan yazı bir çok soruya ışık tutar nitelikte…

Enerji için savaş

Çoğu kişi temel önemde bir soru soruyor; ABD, Türkiye ile olan tarihi ilişkilerini riske ederek nasıl Suriye Kürtlerinin yanında duruyor? Belki de bu sorunun cevabı; “Amerika Birleşik Devletlerin, Suriye savaşında tarihi olarak daha önce nüfuz sahibi olmadığı ve bulunmadığı bir bölgeye girme fırsatını bulması”.

ABD, Suriye krizinin nihai çözüm masasında elinde bir kart olarak bulunduracağı Suriye topraklarında bir dayanak istiyor.

Aynı zamanda belki de ABD’nin hedefleri arasında Kuzey Suriye ve Kuzey Irak’taki Kürt varlığını bir manivela olarak kullanarak etnik pencereden hareketle Ortadoğu’nun parçalanması. Burada Türkiye’nin öfkesi ve korkusu; Suriye’nin bölünmesinin ve kuzeyinin özerk veya daha fazlası bir biçimde Kürtlere verilmesinin ikinci aşamada Türkiye’nin bölünmesinin ilk istasyonu olması.

Rus-ABD rekabeti

Rusya’nın 2015’in sonlarında güçlü bir şekilde Suriye’ye girmesi, Suriye’de Rusya’nın tarihi varlığını büyük oranda güçlendirdi. Bu durum, Rus varlığını rahat ve istikrarlı hale getirmek istemeyen ABD için büyük bir meydan okumadır. Bu durumda ABD, YPG’yi ve SDG’yi bir araç olarak belirledi.

ABD, diğer hedef olarak, Suriye topraklarından bir bölümünü doğrudan veya dolaylı olarak nüfuzu altına almaya çalışıyor; o da petrol faktörüyle.

Rus sorumlular, “ABD  Kuzey Suriye’de petrol zenginliklerine elini uzatıyor” derken hata etmiyorlardı. Washington, Rakka’yı SDG eliyle özgürleştirmede acele etti. Rakka böylece Fırat’ın kuzeydoğusundaki alanları kontrol etmek bir istasyon olacak ve Suriye güçleri ve müttefiklerini nehri geçerek Deyrizor’a geçmeleri engellenecekti.

ABD, IŞİD’in hamisi

Bundan daha fazlası, ABD içinde IŞİD’in bulunduğu Suriye’nin doğusunda Irak sınırında bulunan cephenin kurtarılmasını önlemeye devam ediyor. Bu bölgede Rakka’dan güvenli bölgelere kaçan binlerce IŞİD’li var. Amerikalılar; Kürtlerden, Araplardan, Türkmenlerden ve “İyi savaşçılar olan IŞİD’in kötü olmayan unsurlarından!” oluşan 30 bin kişilik orduyu açıklamaktan çekinmiyorlar. Bütün bunlar Kuzeydoğu Suriye’nin ABD’nin emrinde olması için.

Enerji savaşın kalbi

Enerji savaşı, dünyanın birden fazla bölgesinde çatışmaların ve savaşların kalbinde. Geçen gün, Türkiye’den Kıbrıs ekonomi bölgesinde faaliyet gösteren petrol çıkarma şirketlerine uyarılar yapıldı.

Benzer bir uyarıyı İsrail savaş bakanı Avigor Liberman Lübnan’a yaptı. Bakan, Lübnan ile işgal altındaki Filistin arasında yer alan dokuz numaralı rıhtımda İsrail’in hissesi nedeniyle petrol ve doğal gaz çıkarması konusunda uyardı.

Enerji, ekonomik hayatın ve ulusların kalkınmasının kalbidir. Önemi, karada ve denizde petrol ve gaz varlığını kontrol etmekle sınırlı değildir. Konu, petrol ve doğal gaz gemilerinin, kara taşımacılığının ve boru hatlarının geçişini de içermektedir. Ortadoğu bu çatışmanın kalbinde bulunmaktadır.

Yine “Arap Coğrafyasında Geçen Hafta” köşesinde Ruze Cendeli’nin Evrensel’e Afrin’deki gelişmelere dair yorumlarına yer verildi. Burada da Amerika’nın Kürtler ile olan ilişkisinin bir ittifaktan öte bölge coğrafyasına dair hesaplarını hayata geçirebileceği bir yararlanma olduğuna, bununla birlikte Kürtlerin Suriye yönetimi ile anlaşma yoluna gitmesi noktasında dikkat çekici bilgiler paylaşılıyor…

ABD’nin ittifakı Kürtlerle değil coğrafyayla

Son günlerde Afrin’de kritik gelişmeler yaşandı. Yaşananlar basına ve kamuoyuna açık bir şekilde yansımasa da ortaya çıkan gelişmelerden bazı sonuçlara varmak mümkün.

Öncelikle ortaya çıkan gelişme; Kürtler, ABD’nin kendileri için Türklerle bir çatışmaya girmeyeceğinin ve Fırat’ın batısında olmayacağının farkına vardılar. ABD’nin sözcüleri, Afrin’in kendilerini ilgilendirmediğini,  Rusya’nın nüfuz alanı olduğunu doğrudan veya dolaylı olarak ifade ettiler. ikincisi; ABD aslında Kürtlerle değil, coğrafyayla ittifak içinde. Onu ilgilendiren Suriye’de masada olmak için Suriye’nin sahasında bir şekilde var olmak ve ellerinde bir kart olması.

Üçüncüsü; resmi olmayan kaynaklardan alınan duyumlara göre ABD, Suriye Demokratik Güçlerini (SGD) İslamcı cihatçılarla genişletmek istiyor. Bunların içinde IŞİD’den arta kalan militanlar da var. ABD’nin bu hamlesinin gerçekleşmesi durumda Kürtler, SGD içinde azınlık konumuna düşecekler. Kürtler, ABD’ye dayanarak Suriye içerisinde bulunan bütün Kürtleri birleştirme rüyalarının gerçekleşmeyeceğinin farkına vardılar.

Kürtlerin önündeki iki seçenek

Yaşanan gelişmeler Suriye Kürtlerinin önüne iki seçenek koydu;

1- Türk ordusunun açtığı savaşa direnmek. Bu seçeneğin gerçekleşmesi durumunda insani bir felaketin ve birçok kaybın yaşanması mümkün. Türk ordusuna belli bir süre direndikten sonra Afrin’in düşme riski de var. Kazanmanın güvencesi yok.  Çünkü Türk ordusu, ABD’den sonra NATO’nun en güçlü askeri kuvveti.

2- Afrin’in iktidara teslim edilmesi. Bu adım Kürtlerin Afrin’i kaybetmesi, muhalif olarak etkili oldukları bir bölgeyi iktidara teslim etmeleri anlamına geliyor. Bu da Kürtler bakımından ayrı bir çıkmaz. Görüşmelerde Suriye yönetimi Afrin’in istisnasız her yönüyle Suriye ordusuna teslim edilmesini istedi. Bu durumda Kürtler; ordunun emrinde, ordunun bir parçası olarak savaşacaklardı. Suriye yönetiminin bu talebine karşılık Kürtler, sadece sınır bölgelerini Suriye ordusuna teslim etmek ve Afrin’in içinde hakimiyetlerini olduğu gibi sürdürmek istediler.

Suriye yönetimi ile Kürtler Afrin’de anlaştı

Gelişmeler; her ne kadar ayrıntılar dışarıya yansımasa da Suriye yönetimi ile Kürtler arasında bir orta yolun bulunduğunu gösteriyor. Bu sonuca varmamıza neden olan adımları sıralayalım;

Bu anlaşmanın ilk adımı olarak Nebbul bölgesinden Afrin için lojistik destek yolu açıldı. Bu yoldan sadece lojistik destek değil militanların geçişine de izin verildi.

İkincisi; Suriye ordusunun uçaksavarları bölgeye gönderildi. Bu adımın atılmasının sonrasında Türk savaş uçakları çok daha az bombardıman yapma imkanı buldu.

Üçüncüsü; bölgeye iki kafile halinde halk güçleri olarak adlandırılan “askerleri” gönderildi.  Aslında bunlar Suriye ordusunun unsurlarıydı. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kürtlere yardım eden herkesi vururuz demiş ve girmek isteyen Suriye güçlerini vurmuştu. Ama sonrasında yine de bu güçler Afrin’e girdi. YPG’nin sözcüleri, Suriye yönetimine teşekkür etti ama gönderilen güçlerin Afrin’i korumaya yeterli olmadığını da ifade ettiler.

Gelişmelerdeki dikkat çekici bir nokta Afrin’deki görüşmelerde Rusların bulunup bulunmadığının açık olmaması. Bazı kaynaklar Suriye ordusunun baştan beri Afrin’e girmek istediğini ama Rusların buna izin vermediği yönünde bilgiler olduğunu ifade ediyorlar.

Sonuç olarak şunu söylemek mümkün; Türk ordusu karşılaştığı güçlü direnişin karşısında oldukça yavaş ilerliyor. Rojava’da bulunan siyasi güçler, ortaya çıkan durumu “işgal” olarak tanımlıyor ve herkesi vatan savunmasına mücadeleye çağırıyorlar.

Next Post
FT: Türkiye-Abd Savaşı Çıkabilir

FT: Türkiye-Abd Savaşı Çıkabilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KÖŞEYAZARLARI

avatar for İbrahim Şerenİbrahim Şeren
Üstad! Gözlerimiz Hep Sizi Arayacak
avatar for Musa AyaztekinMusa Ayaztekin
Hiç Düşündünüz mü Nedir Bu “Allah-u Ekber”?
avatar for Şirali BayatŞirali Bayat
SİNEMA VE MEDYANIN TOPLUMA ETKİSİ
avatar for Hüseyin ÇaçaHüseyin Çaça
İFRAT VE TEFRİT
avatar for Ali_Akin CabaAli_Akin Caba
Caferî Âlimler Birliği Olağan Genel Kurul İlanı (2025)

ÖNE ÇIKANLAR

Caferî Âlimler Birliği Olağan Genel Kurul İlanı (2025)

Caferî Âlimler Birliği Olağan Genel Kurul İlanı (2025)

Nisan 16, 2025
İran’dan ABD’ye Net Mesaj

İran’dan ABD’ye Net Mesaj

Nisan 6, 2024
Türkiye’de Dünya Kudüs Günü Etkinlikleri

Türkiye’de Dünya Kudüs Günü Etkinlikleri

Nisan 6, 2024
Zeynebiye’de Kudüs Günü

Zeynebiye’de Kudüs Günü

Nisan 6, 2024
caferialimler

Türkiye Caferi Alimler Birliği Resmi Web Sitesi

Sosyal Kanallarımız

HABER KATEGORİLERİ

  • CABİR ile Gündem Ehl-i Beyt
  • DÜNYA
  • duyurular
  • EĞİTİM
  • ETKİNLİKLER
  • FIKIH
  • FIKIH SORULARI
  • Foto Galeri
  • Genel
  • GÜNCEL SORULAR
  • GÜNDEM
  • Günün Hadisi
  • HABER ANALİZ
  • İKİTADİ SORULAR
  • İNANÇ
  • KÜLTÜR SANAT
  • KURAN-I KERİM
  • MANŞET HABERLER
  • MEDYA
  • MERSİYE
  • önecıkan
  • SİYASİ HABERLER
  • SORU-CEVAP
  • TARİH SORULARI
  • TÜRKİYE
  • Uncategorized
  • Video Galeri

EN SON HABERLER

Caferî Âlimler Birliği Olağan Genel Kurul İlanı (2025)

Caferî Âlimler Birliği Olağan Genel Kurul İlanı (2025)

Nisan 16, 2025
İran’dan ABD’ye Net Mesaj

İran’dan ABD’ye Net Mesaj

Nisan 6, 2024
  • ANASAYFA
  • GÜNDEM
  • DÜNYA
  • MANŞET HABERLER
  • TÜRKİYE
  • HAKKIMIZDA
  • İLETİŞİM
  • YÖNETİM KURULU

© 2022 Caferialimler.com haber ve paylaşım sitesi webmaster Hasan Uzunçam

No Result
View All Result
  • ANASAYFA
  • MANŞET HABERLER
  • GÜNDEM
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
  • HAKKIMIZDA
  • YÖNETİM KURULU
  • İLETİŞİM

© 2022 Caferialimler.com haber ve paylaşım sitesi webmaster Hasan Uzunçam